BAYRAM TELAŞI
Her evde olduğu gibi, bizim evde de bayram telaşı var. Bir yanımız bayram havasında, bir yanımız hüzün yumağı. Deprem felaketi nedeniyle, eskisi gibi şen şakrak olmayacak tabi ama hayat devam ediyor.
OTUZ İKİ GÜNLÜK
İnsan yaş alınca, morali bozulunca, üzülünce geçmişi düşünüyor, nedense. Gülmek istiyor hep! Gençlik yılları canlanıyor gözünde, anılar geliyor aklına. Oturdum kara kara düşünürken; yıllar önce yaşadığım bir anım geldi yine aklıma. Son günlerde yaşanan felaket, hepimizi yerle bir etti.
BEYAZ ATLI PRENS VE KRAL
MASALZaman zaman içinde, kalbur saman içinde. İğne deliğinden urgan, iplik içinden yorgan geçer iken. Ben çocuğumun kucağında dörtnala koşar iken, karınca ile dev sarmaş dolaş yaşar iken. Çok çok uzak diyarlarda, güzellerden güzel cennet gibi bir ülke varmış.
SAT... SAT... SAAATTIM!
Maliyetine. Bizler, dayanışmayı yardımlaşmayı seven, acıyı paylaşmayı, çaresizi bağrımıza basmayı, teselli vermeyi iyi bilen, asil Türk milletiyiz. Yarım ekmeğimiz varsa, ortadan ikiye böler veririz, zor durumda kalana. Belki biz aç kalırız ama darda kalanı sevindirmenin mutluluğu, doyurur bizi.
SORU ÇALIŞMADIĞIMIZ YERDEN GELDİ!
17 Ağustos depreminde ve diğer depremlerde yaşanan acıları çabucak unuttuk. Kaderimize boyun eğdik. Allah verdi, Allah aldı dedik, manevi olarak rahatladık. Ta ki, 6 Şubat depremine kadar. Oturup; coğrafya, felsefe, matematik, kimya, fizik çalışmadık, insanlık dersi almadık.
