BENİM BABAM
Kömür ocağı işçiysiydi babam. Karayı, karanlığı, ölüm korkusunu en çok yaşayanlardandı. Ekmeğini kazmayı vura vura, alın teriyle taştan çıkaranlardandı. İyi bilirdi, oksijensiz kalmanın ne demek olduğunu. Emeği nakış nakış işlemeyi, taşı sıkıp suyunu çıkarmayı. Kazma sallamanın zorluğunu görmüştü.
HAÇAN ADALET NEREYEDUR?
Uyy, düşüneyirum düşüneyirum, içinden çıkamayirum! Ha bizum millet veçili seçtuklerimiz, benum maaşimun dokuz katı kadar ayluk alayi. Bunlar, oraya ne iş yapayi da o kadar maaş alayi, mantuğum almayi, mankafam çalışmayi.
ZENNUP TEYZE'NİN MERZİFON MACERASI
Sevgili dostlarım merhabalar! Hanelerinize huzur, sağlık ve bereket diliyerek sizlerle sohbetimize başlamak istiyorum. Çaylarımız da hazırsa sohbetimize (laf aramızda tatlı/masumane dedikodumuza) başlayalım mı ne dersiniz?
Anadolu'da Bir Kadın
Orta Karadenizin dağlık bir köyünde, kalabalık ailede yaşan, karakaş, kara gözlü, kırmızı yanaklı, boyu endamı yerinde, On altı, on yedi yaşlarında güzel bir çocuk gelin Gülizar. O da her gelin gibi verilen görevi yerine getirecek, kaynana, kaynataya hizmette kusur etmeyecek.
İBOCAN İLE GÜLOCAN
Bir varmış, bir yokmuş! İğne deliğine urgan, karınca yuvasına yorgan sığar sığar iken. Pireler doluşup ahırda inek sağar iken, pirelerin başına şıpır şıpır yağmur yağar iken. Ala öküzden kara buzağı doğar iken. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Yan yürüdük, şaşı baktık.
