GÜNAHKÂR
İstanbula ilk geldiğim yıllar! Herkes her şey yabancı. Bir taraftan işe gidip geliyorum. Bir taraftan oturduğum semtte komşu edinmeye çalışıyorum. Sokağımda rastladığım insanlara selam veriyorum. Altmışlı yaşlarda olan Fatma teyze beni çok sevdi, ben de onu sevdim.
SELANİK ANKARA'DA!
Eskiden köyle okullarında bütün sınıflar bir arada olurdu. (1, 2, 3, 4, 5). Ben de köy okulunda okuyanlardanım. İlkokul 3. Sınıfa gelince şehire yerleştik. MERZİFON ABİDE HATUN İLKOKULU'na kayıt oldum. (Merzifon) Okul müdürü bu kızda ışık var dedi, babama. Babam gururlandı tabi. Öyledir benim kızım.
İNSANLIK HALİ
İstanbul Okmeydanı şubesindeyim. Şubemize yeni müdür yardımcısı tayin oldu. Günlerden cuma, pazartesi göreve başlayacak. Heyecanlıyız, eski şubesine sorduk. Şöyle soylu, böyle boylu hep övgüyle bahsettiler. Hepimiz sevinçliyiz, heyecanla bekliyoruz. Pazartesi sabah mesai başlamak üzere.
BUGÜN ÇOK MUTLUYUM
Bugün yine çok mutluyum! Balkondan etrafı izlediğim bir esnada, gülerek seslendi kargocu delikanlı, elindeki paketi yukarı kaldırarak: - Göher abla, Göher abla! Bak sana yine kitap getirdim. - Oleyy! Çok teşekkür ederim oğlum. Harikasın sen harika!
SEFER TASI
Bugün yolumun üstündeki kasaba uğradım, et fiyatlarına bakmak için. Uçmuş tabi fiyatlar. Yüksek fiyatların şokuyla düşünürken; birden yıllar önce yaşadığım bir anı geldi aklıma. Öğlen yemeklerimizi şubemizin yemekhanesinde yerdik.
