Zorbalık: Çocukların Ruhundaki Sessiz Çatlaklar
Zorbalık, çocukluk dünyasının en karanlık gölgelerinden biridir. Sadece okul koridorlarında veya oyun alanlarında yaşanan bir olay değildir; aslında çok daha derinlere kök salmış, yetişkinlerin dünyasından çocuklara taşınan bir yara gibidir.
“Cumhuriyet Sadece Bir Yönetim Değil, Bir Umuttur”
Her yıl 29 Ekim sabahı, bayraklarla donatılmış sokaklara uyanırız. Marşlar yükselir, çocukların neşesiyle büyüklerin gururu bir araya gelir. Ama Cumhuriyet Bayramı sadece bir kutlama günü değil; bir hatırlayış, bir yeniden söz veriştir. Cumhuriyet, bu toprakların en kıymetli kazanımıdır.
“İki Çocuk, İki Dünya, Aynı Acı”
Filistinli Bir Çocuğun Gözünden –“Ben Buradayım”Bugün yine sirenle uyandım. Uyanabildim ya, demek hâlâ buradayım. Sokağımız yok artık. Oyuncaklarım da. Bir kere çok sevdiklerim gömülünce toprağa, oyuncakların yokluğu önemsizleşiyor. Annem eskisi gibi gülmüyor. Babam sustu, çok uzun zamandır.
“Bencilliğin Gölgesinde Büyüyen Çocuklar”
Toplum dediğimiz yapı, bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük bir organizmadır. Bu organizmanın sağlıklı işlemesi, sürdürülebilir olması, bireylerin sadece kendilerini değil, başkalarını da düşünerek hareket etmelerine bağlıdır.
“Sabır: Unuttuğumuz Güç”
Eskiden büyüklerimizin dilinde sıkça duyduğumuz bir söz vardı:“Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. ” Sabır güçtür, ama güzel sonuç verir. anlamına gelen bu atasözü bugün, nostaljik bir masal gibi kalıyor kulağımızda. Ne sabrın acısına tahammülümüz kaldı ne de o meyvelerin tadına ulaşacak sabrımız.
