“Bencilliğin Gölgesinde Büyüyen Çocuklar”
Toplum dediğimiz yapı, bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük bir organizmadır. Bu organizmanın sağlıklı işlemesi, sürdürülebilir olması, bireylerin sadece kendilerini değil, başkalarını da düşünerek hareket etmelerine bağlıdır.
“Sabır: Unuttuğumuz Güç”
Eskiden büyüklerimizin dilinde sıkça duyduğumuz bir söz vardı:“Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır. ” Sabır güçtür, ama güzel sonuç verir. anlamına gelen bu atasözü bugün, nostaljik bir masal gibi kalıyor kulağımızda. Ne sabrın acısına tahammülümüz kaldı ne de o meyvelerin tadına ulaşacak sabrımız.
“Korkuların Yaşı Yok”
Geçtiğimiz günlerde, kendi yazdığım çocuk kitabı “Benim Adım Cesur” üzerine düşünürken, kendimi tuhaf bir hayalin içinde buldum. Kitabın ana karakteri olan küçük Cesur’la karşılıklı oturmuş, elimizde çikolatalı sütlerle sohbet ediyorduk. O beş yaşında, ben kırklı yaşlarımda bir yetişkinim.
"Bir Kitap, Bir Çocuk, Sonsuz Yolculuk"
Ben çocukken kitaplar, benim oyun arkadaşım, öğretmenim, sırdaşım ve bazen de yol göstericimdi. Sessizce yanıma sokulurlar, beni kendi dünyamdan alıp başka hayatlara taşırlar, orada bilmediğim duygularla tanıştırırlardı.
“Aynı Kitap, Farklı Dünyalar”
Kitap okumanın büyüsü nedir, hiç düşündünüz mü? Sayfalar arasında dolaşan cümlelerin hepimize aynı şekilde hitap ettiğini mi sanıyoruz? “Dünyada aynı kitabı okumuş olan iki insan yoktur. ” diyor edebiyat eleştirmeni Edmund Wilson. İlk duyduğunuzda şaşırtıcı gelebilir bu söz.
