Bir çocuğun büyüme yolculuğunda en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, duyulduğunu hissetmektir. Çoğu zaman çocuk eğitimi denildiğinde akla ilk olarak öğretmek, yönlendirmek ve doğruyu göstermek gelir. Aslında eğitimin en güçlü ama en az fark edilen yönü, dinlemektir. Dinlemek yalnızca sessiz kalıp karşıdakinin konuşmasını beklemek değildir. Onun duygusunu anlamaya çalışmak, düşüncelerine değer vermek ve kendisini ifade etmesine fırsat tanımaktır. Bir çocuğu gerçekten dinlemek, ona verilen en kıymetli eğitimlerden biridir.
Günlük yaşamın telaşı içinde ebeveynler çoğu zaman çocuklarının anlattıklarını "Sonra konuşuruz,", "Şimdi işim var," gibi cümlelerle geçiştirebiliyor. Elbette hayatın yoğunluğu herkes için kaçınılmazdır. Ancak çocuk açısından bakıldığında durum oldukça farklıdır. Onun anlattığı küçük bir olay, yetişkinlerin gözünde önemsiz görünse de çocuk için dünyanın merkezinde yer alabilir. O nedenle çocuk, sözünün kesilmediği, yargılanmadığı ve gerçekten dinlendiği anlarda kendisini değerli hisseder.
Çocuk gelişiminde güven duygusu, sağlıklı iletişimin üzerine kurulur. Kendisini rahatça ifade edebilen çocuk, hata yapmaktan korkmaz, soru sormaktan çekinmez ve düşüncelerini paylaşmaktan kaçınmaz. Bu durum zamanla özgüvenin gelişmesini sağlar. Özgüven, sürekli övülmekle yerine fikirlerine değer verildiğini hissetmekle güçlenir. Çocuk, "Benim söylediklerim önemseniyor." duygusunu yaşadığında, kendi kararlarını alma konusunda da daha cesur davranmaya başlar.
Dinlenilen çocuklar, problem çözme becerilerini de daha sağlıklı geliştirir. Bunun nedeni oldukça basittir. Sürekli nasihat verilen bir çocuk, sorunlarını başkalarının çözmesini bekler. Oysa sorular sorularak düşünmeye yönlendirilen çocuk, zamanla çözüm üretmeyi öğrenir. "Sence bu durumda ne yapabilirsin?", "Başka nasıl bir yol deneyebilirsin?" gibi sorular, çocuğun zihinsel gelişimini desteklediği gibi olaylara farklı açılardan bakabilmesini de sağlar. Eğitim sadece doğru cevabı vermek değildir. Aslında eğitim, doğru soruları sorabilmeyi öğretmektir.
Duygusal gelişim açısından bakıldığında ise dinlenmek, çocuk için adeta güvenli bir limandır. Üzüldüğünde, korktuğunda ya da başarısız olduğunu düşündüğünde ilk sığınacağı yer ailesidir. Eğer çocuk her duygusunun eleştirileceğini düşünüyorsa zamanla içine kapanabilir. Duygularının kabul gördüğü bir aile ortamında büyüyen çocuk ise öfkesini, kaygısını ve sevincini sağlıklı biçimde ifade etmeyi öğrenir. Duygularını tanıyan ve yönetebilen bireyler yetiştirmenin ilk adımı da tam burada başlar.
Çocukları dinlemek, onları her konuda haklı görmek anlamına gelmez. Bazen sınırlar koymak, bazen yanlış davranışları düzeltmek de ebeveynliğin doğal bir parçasıdır. Fakat sınırlar, iletişimle birlikte yürüdüğünde anlam kazanır. Bir çocuk, neden "hayır" denildiğini anlayabiliyorsa kuralları daha kolay benimser. Çünkü açıklanan kurallar, dayatılan kurallardan her zaman daha öğreticidir.
Ne yazık ki günümüzde aynı evin içinde yaşayan ama birbirini dinlemeye fırsat bulamayan ailelerin sayısı giderek artıyor. Teknolojik cihazlar, yoğun iş temposu ve günlük koşuşturmalar, aile içindeki sohbetleri azaltabiliyor. Oysa günün sonunda kurulacak on dakikalık samimi bir sohbet bile saatler süren nasihatlerden çok daha etkili olabilir. Çocuğun okulda yaşadığı bir olayı dikkatle dinlemek, birlikte yürürken kurduğu hayalleri paylaşmak ya da sadece gözlerinin içine bakarak konuşmak, ona "Sen benim için önemlisin." mesajını verir.
Eğitim, tek başına okul sıralarında gerçekleşen bir süreç değildir. Evde kurulan her cümle, gösterilen her ilgi ve ayrılan her dakika eğitimin bir parçasıdır. Anne ve babalar çocuklarının ilk öğretmenidir. Öğretmenlik ise çoğu zaman anlatmaktan önce dinlemeyi gerektirir. Dinleyen ebeveyn hem çocuğunu daha iyi tanır hem de onun ihtiyaçlarına daha doğru karşılık verebilir. Bir çocuk, düşüncelerinin dikkate alındığını hissettiğinde kendisini ifade etmeyi öğrenmenin yanında başkalarını dinlemeyi, empati kurmayı ve sağlıklı ilişkiler geliştirmeyi de öğrenir. Böylece özgüveni yüksek, sorunlar karşısında çözüm üretebilen ve duygularını yönetebilen bireyler yetişir.
Dinlemek bazen tek bir kelime söylemeden verilen en güçlü eğitimdir.
Sevgilerimle,
Ayşe Can
Takip etmeyi unutmayın!
E-mail: [email protected]
Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.