46,1067 %0.13
53,2101 %0.23
6.415,15 % 0,09
63.313,91 %2.705
Amasya
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Kimse Sınanmadığı Günahın Masumu Değildir

Kimse Sınanmadığı Günahın Masumu Değildir

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Hayat, insanın kendisiyle yaptığı en uzun yolculuktur. Bu yolculukta herkesin taşıdığı yükler, verdiği mücadeleler ve karşılaştığı sınavlar farklıdır. Kimi öfkeyle, kimi hırsla, kimi yalnızlıkla, kimi de güç ve makamla sınanır. İşte tam da bu nedenle, bir insanı yalnızca düştüğü yerden tanımlamak çoğu zaman büyük bir haksızlıktır. Toplum olarak başkalarının hatalarını yargılamaya oldukça yatkınız. Bir yanlış gördüğümüzde çoğu zaman o davranışın arkasındaki hikâyeyi değil, sonucu konuşuruz. Oysa insanı insan yapan şey, hiç hata yapmaması değil; hata yapabilecek bir varlık olmasına rağmen doğruyu seçmeye çalışmasıdır. “Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir” sözü, insanın kırılgan doğasını hatırlatan güçlü bir gerçektir. Çünkü bugün başkasının düştüğü çukura bakıp kendimizi üstün görebiliriz. Ancak aynı şartlar, aynı yalnızlık, aynı çaresizlik ya da aynı imkânlar önümüze konulduğunda nasıl davranacağımızı kesin olarak bilemeyiz. Bir insanın dürüstlüğü, yalnızca yalan söyleme fırsatı bulamadığında değil; yalan söyleyebileceği hâlde doğruda kaldığında ortaya çıkar. Sadakat, ihanet imkânı olmadığında değil; ihanet edebileceği bir durumda sadık kalabildiğinde anlam kazanır. Sabır, her şey yolundayken değil; hayat üstüne üstüne gelirken kendini gösterir. Bu yüzden başkalarının sınavlarına tepeden bakmak yerine kendi sınavlarımızı düşünmek daha değerlidir. Belki de hayatın bize vermek istediği en önemli derslerden biri budur: Empati. Empati, insanı yargılamadan önce anlamaya çalışmaktır. Çünkü hepimiz farklı yolların yolcusuyuz ve hiçbirimiz kusursuz değiliz. Bugün eleştirdiğimiz bir davranışla yarın biz de karşı karşıya kalabiliriz. Hayatın hangi köşesinde, hangi şartlar altında nasıl bir karar vereceğimizi önceden bilmek mümkün değildir. Bu düşünce yanlışları normalleştirmek anlamına gelmez. Elbette doğru ve yanlış vardır. Ancak adalet ile merhametin birlikte yürüdüğü bir bakış açısı, insanı daha olgun kılar. Bir hatayı eleştirebiliriz; fakat hatayı yapan insanı bütünüyle değersiz ilan etmek, çoğu zaman kendi insanlığımızı da eksiltir. Belki de bu nedenle, başkalarının kusurlarına bakarken biraz daha mütevazı olmak gerekir. Çünkü insanı gerçekten olgunlaştıran şey, “Ben asla yapmam” demek değil; “Ben de aynı sınavdan geçseydim ne yapardım, bilmiyorum” diyebilmektir. Hayat hepimizi farklı şekillerde sınar. Kimi görünür hatalarla, kimi görünmeyen mücadelelerle… Ve unutulmamalıdır ki insanın gerçek değeri, hiç düşmemesinde değil; düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmesindedir. Bu yüzden başkalarını yargılamadan önce anlamaya çalışmak, kusurları büyütmeden önce kendi eksiklerimize bakmak ve her şeyden önemlisi insan olduğumuzu unutmamak gerekir. Çünkü kimse, sınanmadığı günahın masumu değildir.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız