Yitip Giden Yeşil Düşler
Bazen bir şehrin sokaklarında yürürken sadece taşları, binaları ya da asfalt yolları görmeyiz. Daha fazlasını fark ederiz. Eksilen bir gölgeyi, kaybolan bir sesi, yavaş yavaş silinen bir alışkanlığı… Eskiden pencereyi açtığımızda yüzümüze toprak kokusu çarpardı.
Bir Toplumun Sessiz İntiharı
Sabah haberlerini açmaya cesaret etmek bile yürek istiyor artık. Ekranın içinde yıkılmış evler, is kokusunu neredeyse buram buram hissettiren şehirler, toza bulanmış oyuncaklar… Aynı karede hem bir çocuğun şaşkın bakışları hem de bir annenin donup kalmış çığlığı var.
“Köklerinden Kopan Çocuk”
Bir toplumun hafızası, yalnızca arşivlerde saklanan belgelerden ya da tarih kitaplarının sararmış sayfalarından ibaret değildir. Gelenek, bir toplumun hafızasıdır.
Gönül Soframızın Bereketli Misafiri: Ramazan-ı Şerif
Merzifon’da akşamüstü havaya karışan o taze pide kokusu sadece bir açlık haberi değildir. O koku, sabır ve sevgiyle yoğrulmuş kadim bir medeniyetin ruhunu taşır. Modern dünyanın telaşı içinde unuttuğumuz nice değeri Ramazan-ı Şerif her yıl kapımıza getirir ve bize yeniden hatırlatır.
Kelimelerin Kanatlarında Büyümek
Bir çocuğun dünyayı tanıma serüveni, nesnelere isim verdiği o ilk büyülü anla başlar. Pencerenin önündeki o yeşil varlığın sadece bir şey değil, rüzgârla fısıldaşan bir çınar olduğunu öğrendiğinde, çocuk sadece bir kelime kazanmaz, aynı zamanda o ağacın gölgesine, köklerine ve hikâyesine dair bir...
