Osmanlı döneminde Amasya'da yaz sıcaklarında halkın serinlemesi amacıyla hayata geçirilen örnek bir sosyal yardım uygulaması, 150 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Amasya Üniversitesi akademisyenleri tarafından yürütülen Amasya Kadı Sicilleri Çeviri Projesi kapsamında incelenen 1872 tarihli belgelerde, yaz aylarında halka ücretsiz buz dağıtılmasını sağlayan buz vakfına ait kayıtlar tespit edildi.
Araştırmalara göre Amasyalı hayırseverler Saraçzade Ebubekir Efendi ile Hacı Ömer Efendi, sahip oldukları dükkânların yıllık gelirlerini buz vakfına bağışlayarak bu uygulamanın sürdürülebilir hale gelmesini sağladı. Kadı huzurunda kayıt altına alınan vakıf sayesinde, dağlardan toplanan kar ve buzlar özel buz depolarında muhafaza edilerek yaz boyunca vatandaşlara ücretsiz ulaştırıldı.
Amasya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Fatih Özçelik, Osmanlı'da kar ve buzun günlük yaşamda önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Amasya'da da bu geleneğin sosyal yardımlaşmanın dikkat çekici örneklerinden biri olarak uygulandığını ifade etti.
Özçelik, yüksek dağlardan getirilen kar ve buz kütlelerinin buzhanelerde korunduğunu, hayırseverlerin vakfa yaptıkları bağışlarla yaz aylarında halka buz gibi soğuk su dağıtıldığını belirtti. Böylece hem vatandaşların serinlemesi sağlanıyor hem de hayır sahipleri toplumun duasını alıyordu.
Elektrik ve soğutucu sistemlerin bulunmadığı dönemde buzun son derece değerli olduğuna dikkat çeken Özçelik, buzun erimemesi için kuru ot ve samanlarla kaplanarak güneş görmeyen alanlarda muhafaza edildiğini söyledi. Ayrıca Avrupa'daki buzhane sistemlerinin gelişiminde Osmanlı'daki uygulamaların örnek alındığına ilişkin bilgilerin de bulunduğunu aktardı.
Projeyi yürüten akademisyenlerden Prof. Dr. Songül Keçeci Kurt ise 1624-1880 yıllarını kapsayan 97 ciltlik Amasya Şer'iye Sicillerinin günümüz Türkçesine kazandırılmasıyla bölgenin yaklaşık 300 yıllık tarihinin gün yüzüne çıkarıldığını belirtti.
Prof. Dr. Kurt, Bursa gibi Osmanlı'nın önemli şehirlerinde görülen buz vakfı uygulamasının Amasya'da da tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu belgelerin Osmanlı toplumunda hayırseverliğin ve sosyal dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunun önemli kanıtlarından biri olduğunu ifade etti.








