Açıklamasında huzurevlerinin toplumun en hassas kesimi olan yaşlıların emanet edildiği yapılar olduğunu hatırlatan Taşkın, “Böylesine kritik bir binanın güvenliği tartışma konusu oluyorsa, burada ihmallerin olup olmadığı açıkça sorgulanmalıdır” ifadelerini kullandı. 2013 yılında yürürlükte bulunan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne göre inşa edilmesi gereken yapıyla ilgili birçok sorunun yanıt beklediğini dile getiren Taşkın, zemin etüt raporunun doğruluğu, statik projenin yönetmeliğe uygunluğu, kullanılan beton ve demirin standartlara uygun olup olmadığı ile yapı denetim sürecinin gereği gibi yürütülüp yürütülmediğinin kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini söyledi.
Depremin Türkiye’nin değişmez bir gerçeği olduğunu ancak ihmallerin kader olarak görülemeyeceğini vurgulayan Taşkın, “Eğer 2013 yılında yapılan bir kamu binası bugün riskli bulunuyorsa, bunun sorumluları teknik ve idari olarak tek tek ortaya çıkarılmalıdır. Müteahhitten yapı denetime, projeyi onaylayan birimlerden kontrol mekanizmalarına kadar herkes hesap vermelidir” dedi.
Taşkın açıklamasında ayrıca Merzifon genelindeki diğer kamu binalarına da dikkat çekerek, risk taşıyan başka yapılar olup olmadığının açıklanmasını istedi. Okullar, hastaneler ve diğer resmi binaların performans analizlerinden geçirilip geçirilmediğinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Taşkın, kamu binalarında en küçük bir şüphenin dahi kabul edilemeyeceğini ifade etti.
İYİ Parti olarak çağrılarının net olduğunu vurgulayan Taşkın, tüm kamu binalarının bağımsız teknik heyetlerce incelenmesini, sonuçların şeffaf biçimde açıklanmasını ve riskli yapıların derhal güçlendirilmesi ya da yıkılarak yeniden yapılmasını talep etti. Bu konunun siyaset üstü olduğunu belirten Taşkın, “Bu mesele insan hayatıdır. Kamu adına bu sürecin takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
