Bir kez daha adanmışlığın ve vuslatın bayramına erişmiş bulunuyoruz. Allah’a hamd olsun. Kurbanın ve bayramın manevi atmosferi hepimiz için hayırlara vesile olsun. Kurban Bayramımız mübarek olsun.
Kurban Bayramı, takvimlerin bize hatırlattığı sıradan bir kutlama değil; insanlık tarihinin en sarsıcı sınavının, en büyük sadakat gösterisinin ve en yüce sevginin her yıl yeniden canlanışıdır. Bu bayram, insanın benlik hırkasını çıkarıp, teslimiyet libasını giydiği; mülkün gerçek sahibini itiraf ettiği bir vuslat mevsimidir. Mümin için kurban; kanın toprağa akması değil, nefsin ilahi iradeye boyun eğmesidir.
Sadakatin şahikası olan İbrahimî duruşun bu kutlu günü hepimize mübarek olsun. Kurbanın hikâyesi, bir baba ile oğlun, yani Hz. İbrahim (as) ile Hz. İsmail’in (as) sarsılmaz imanında gizlidir. Hz. İbrahim (as) Halilullah (Allah’ın dostu) sıfatını alırken sadece diliyle değil, kalbiyle ve en sevdiği varlığıyla sınanmıştır.
Bu bayram vesilesiyle İbrahimî imtihanın derinliği iliklerimize kadar işlenmektedir. Bir insanın evladıyla sınanması, dünya üzerindeki imtihanların en ağırıdır. Hz. İbrahim (as) rüyasında gördüğü emri yerine getirmek için yola çıktığında, aslında kendi iç dünyasındaki son bağları da koparıyordu. “Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.” (Saffat: 100) diyerek yıllarca edilen bu duanın meyvesi olan İsmail, şimdi kurban edilmek üzereydi. Bu sahne, insanın Allah’a olan sevgisinin, dünyevi tüm sevgilerin üzerinde olduğunun ispatıdır. İbrahim (as), bıçağı eline aldığında aslında oğlunu değil, dünyevi olan her şeyi feda ediyordu.
Teslimiyetin ruhu olan İsmailî boyun büküşün bu kutlu günü hepimize mübarek olsun. Kurban denilince akla sadece kesen değil, teslim olan da gelmelidir. Hz. İsmail’in (as) babasına verdiği cevap, kıyamete kadar gelecek tüm müminler için bir rehberdir: Hz. İsmail’in (as) teslimiyetini ifade eden; “Babacığım, sana emrolunanı yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” (Saffat: 102) sözü Kıyamete kadar unutulmayacak şekilde ayetle kayıt altına alınmıştır.
Burada körü körüne bir boyun eğiş yoktur; burada “Allah’tan gelen her şey başım üstünedir.” diyen bir gönül yüceliği vardır. Kurban Bayramı bize şunu öğretir: Eğer biz Allah’a teslim olursak, Allah da bizim için bıçağı kesmez kılar, ateşi serin kılar, karanlığı nura çevirir. Kurban, insanın kendi içindeki İsmaillerini (yani en çok bağlandığı dünyalıkları) Allah için feda edebilme cesaretidir.
Amellerin özündeki mana olan takvanın zirve yaptığı bu kutlu gün hepimize mübarek olsun. Kurbanın fiziksel boyutu (hayvanın kesilmesi), aslında buzdağının görünen kısmıdır. Bu ibadetin özü, Allah’a yakınlaşma niyetidir. Kur'an-ı Kerim bu gerçeği en net şekilde ortaya koyar: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (Hac: 37)
Kanın değil, kalbin aktığı Kurban Bayramı hepimize mübarek olsun. Modern dünyanın materyalist bakış açısı, kurbanı sadece bir et paylaşımı olarak görmeye çalışsa da, İslam bunun bir kalp ameliyesi olduğunu vurgular. Kesilen her kurbanla birlikte, içimizdeki kibir, haset, cimrilik ve dünya hırsı gibi manevi hastalıkların da kurban edilmesi gerekir. Eğer bıçak sadece hayvana iniyor ama nefsimize değmiyorsa, ibadetimiz eksik kalmış demektir.
Merhametin sosyal inşası olan bu müstesna gün hepimize mübarek olsun. İslam, kurban ibadetiyle ferdi bir dindarlığı toplumsal bir devrime dönüştürür. Bayram, bencil duyguların yerini diğerkâmlığa (başkasını düşünmeye) bıraktığı gündür. Bayram günleri fakir ve zenginin kucaklaşması günleridir. Kurban, sofrasında et görmeyen yetimin, dulun ve ihtiyaç sahibinin bayramıdır. Peygamber Efendimiz (sav) kurban etinin dağıtılmasını emrederek, sosyal adaletin en somut örneğini sergilemiştir.
Bu günler manevi paylaşım günleridir. Kurban payı, sadece bir gıda yardımı değildir; o paketin içinde sevgi, hürmet ve “kardeşim, yalnız değilsin” mesajı vardır.
Evrensel merhamet günleridir bu günler. Hadis-i Şerifte buyurulduğu üzere: “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” (Buhârî, Edeb, 18 ve Müslim, Fedail, 65) Kurban, yaratılanı Yaratandan ötürü sevmenin fiiliyata dökülmüş halidir.
Bayram günlerinde getirilen Teşrik Tekbirleri kâinatın ortak zikridir. Arefe günü sabahından başlayıp bayramın dördüncü günü ikindi vaktine kadar süren teşrik tekbirleri, müminin ilan-ı aşkıdır. “Allahu Ekber” nidalarıyla sarsılan camiler ve evler, mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunu haykırır. Bu zikirler, insanın gündelik dertlerin boğucu atmosferinden çıkıp ilahi huzura iltica etmesini sağlar. Her tekbir, nefsin “ben büyüğüm” iddiasına vurulan esaslı bir darbedir.
Bayramın müjdesi ve olmazsa olmazı coşku ve umuttur. Bayram sabahı kılınan o görkemli namaz, İslam ümmetinin vahdetini (birliğini) simgeler. Yan yana duran omuzlar, aynı yöne dönen kalpler, kurbanın getirdiği o eşsiz huzurla dolar. Bayram; dargınların barıştığı, yaşlıların gönlünün alındığı, çocukların sevindirildiği bir neşe iklimidir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Kurban bayramı günlerinde Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel yoktur.” (Tirmizî, Edahi, 1 (Hadis No: 1493) Bu sevgiye mazhar olmak, bir mümin için dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.
Kurban Bayramı, bizleri İbrahimî bir sadakate, İsmailî bir teslimiyete ve Muhammedî bir merhamete davet eder. Bu bayramda sadece kurbanlarımızı değil, dualarımızı, gözyaşlarımızı ve halis niyetlerimizi de Rabbimize sunalım.
Kurban Bayramınız kutlu, kurbiyetiniz (Allah’a yakınlığınız) daim olsun. Kestiğiniz kurbanlar, Sırat’ta burak, ahirette nur, dünyada huzur vesilesi olsun. Bayramın manevi coşkusu, mazlum coğrafyalara umut, yaralı kalplere şifa, evlerinize bereket getirsin.
En emin olan Rabbime emanet olunuz.
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.