Karakaya Köyü’nde gerçekleştirilen “Köyümüzde Taş Ocağı İstemiyoruz” eylemine, Evrim Rızvanoğlu başta olmak üzere çok sayıda siyasi isim ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Eylemde Çorum CHP Milletvekili Mehmet Tahtasız, Çorum CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, Emek Partisi İl Başkanı Muharrem Özünel, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Veli Uysal, Ortaköy İl Genel Meclis Üyesi Dursun Uzunca, CHP ilçe başkanları ve çok sayıda vatandaş yer aldı.
Köy halkı, tarım arazilerini, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını korumak amacıyla bir araya gelirken, eylemde yapılan konuşmalar dikkat çekti. CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, doğanın ve yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu belirterek, “Karakaya Köyü’nde doğayı katletmek isteyenlere karşı köylülerimizin haklı mücadelesinde omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Bu adaletsizliğe karşı her zaman halkımızın yanında olacağız” ifadelerini kullandı.
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ise projeye sert sözlerle tepki gösterdi. Tahtasız, taş ocağının köyün hemen yakınında kurulmak istendiğine dikkat çekerek, bu durumun insan ve hayvan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. “Bu proje tarım arazilerini yok edecek, suyu kirletecek ve köy halkını toz, gürültü ve dinamit sesleriyle yaşamaya mahkum edecektir” diyen Tahtasız, projenin iptal edilmesi gerektiğini vurguladı.
Eyleme katılan Evrim Rızvanoğlu da yaptığı konuşmada, ÇED olumlu kararına tepki gösterdi. Rızvanoğlu, taş ocağı projesinin köy merkezine yalnızca 180 metre mesafede planlandığını belirterek, “Bu karar, köylülerin can güvenliğini doğrudan riske atmaktadır. Patlatmalar, toz ve gürültü hem sağlığı hem de üretimi olumsuz etkileyecektir” dedi.
Rızvanoğlu, bölgede tarım ve hayvancılığın aktif şekilde sürdürüldüğünü hatırlatarak, yaklaşık 21 bin metrekarelik organik üretim alanının ve yüzlerce hayvanın bu projeden doğrudan etkileneceğini ifade etti. Ayrıca proje alanının ormanlık bölgede yer aldığına dikkat çekerek, 35 hektarlık alanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya ise bilirkişi raporuna ilişkin önemli eleştirilerde bulundu. Demirkaya, raporda köyde meyvecilik yapılmadığı yönünde yer alan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, faaliyet alanına çok yakın mesafede geniş bir organik armut bahçesi bulunduğunu söyledi.
Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu belirten Demirkaya, köyde halihazırda su sorunu yaşandığını ve mevcut kaynakların yetersiz olduğunu ifade etti. Buna rağmen raporda sondajla su sorununun çözülebileceğinin belirtilmesini eleştirdi.
Hayvancılık verilerinin de eksik ve yanlış aktarıldığını vurgulayan Demirkaya, köyde yaklaşık 200 büyükbaş ve 400 küçükbaş hayvan bulunduğunu ancak raporda bu sayının çok daha düşük gösterildiğini söyledi. Ayrıca taş ocağının köye uzaklığının da yanlış yazıldığını belirterek, gerçek mesafenin 180 metre olduğunu ifade etti.
Proje kapsamında yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirten Demirkaya, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferine denk geldiğini ve bu yoğun trafiğin hem köy yollarını hem de D-190 karayolunu olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.
Bölgede ayrıca “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi gibi önemli kültürel alanların bulunduğunu hatırlatan Demirkaya, bu değerlerin de yeterince dikkate alınmadığını ifade etti.
Karakaya köylüleri, projenin sadece çevreyi değil aynı zamanda yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve kültürel değerlerini tehdit ettiğini belirterek, Çorum Valiliği tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptal edilmesini ve yürütmenin durdurulmasını talep ediyor.
Yaklaşık bir yıldır süren bu mücadele, sadece Karakaya Köyü’nün değil, doğasını ve yaşam alanlarını korumak isteyen tüm kesimlerin ortak sesi haline gelirken, köy halkı kararlılıkla direnişini sürdürüyor. “Toprağımızı vermeyeceğiz” diyen Karakaya köylüleri, haklarını sonuna kadar savunacaklarını vurguluyor.
