Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) 100 tam puan alarak Türkiye birincisi olan bir adayın, kamuda temizlik görevlisi kadrosuna atanması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada kısa sürede gündem olan olay, kamuda istihdam politikaları, liyakat ilkesi ve kariyer planlaması tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İddiaya göre, KPSS’de tüm soruları doğru yanıtlayarak en üst başarıyı elde eden aday, merkezi yerleştirme sürecinde kendi tercihi doğrultusunda veya tercih seçeneklerinin sınırlılığı nedeniyle temizlik görevlisi kadrosuna yerleştirildi. Bu durum, “yüksek başarı neden nitelikli kadrolara yansımıyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
Tercih Sistemi ve Kadro Gerçeği
Uzmanlara göre KPSS, adayların bilgi düzeyini ölçen bir sınav olsa da atamayı belirleyen tek unsur sınav puanı değil. Yerleştirmelerde adayların tercihleri, açılan kadroların niteliği, mezuniyet alanları ve kurumların özel şartları belirleyici oluyor. Nitelikli ve alanla uyumlu kadroların sınırlı olması, yüksek puanlı adayların dahi beklentilerinin altında görevlerde istihdam edilmesine yol açabiliyor.
Bu çerçevede, yüksek puanlı adayların tercih listelerinde yer alan kadrolar arasından yerleştirme yapılması, “puan–kadro uyumsuzluğu” eleştirilerini doğuruyor. Bazı dönemlerde alanıyla doğrudan ilişkili kadro sayısının az olması, adayları farklı görevleri tercih etmeye itebiliyor.
Liyakat ve Kariyer Planlaması Tartışması
Olayın kamuoyuna yansımasıyla birlikte liyakat tartışması da yeniden gündeme geldi. Eğitim çevreleri ve sendikalar, yüksek başarı gösteren adayların bilgi ve yetkinliklerine uygun görevlerde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde hem bireysel motivasyonun zedelendiği hem de kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığı görüşü dile getiriliyor.
Öte yandan bazı uzmanlar, temizlik görevlisi gibi kadroların da kamunun vazgeçilmez hizmetleri olduğunu, hiçbir görevin “küçümsenmemesi” gerektiğini vurguluyor. Ancak tartışmanın merkezinde görevlerin değeri değil, yüksek nitelik gerektiren kadroların planlaması ve dağılımı yer alıyor.
Gençler Arasında Umutsuzluk Artıyor mu?
KPSS’ye yıllarca hazırlanan gençler açısından bu tür örneklerin motivasyon kırıcı olabileceği ifade ediliyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, “en yüksek puan bile uygun kadro garantisi değil” algısının güçlendiği görülüyor. Bu durumun, kamuya hazırlanan adayların kariyer planlarını ve sınavlara bakışını etkileyebileceği belirtiliyor.
Yapısal Sorunlara İşaret
Uzmanlar, yaşananların bireysel bir örnekten ziyade yapısal bir soruna işaret ettiğini savunuyor. Kamu personel ihtiyacının uzun vadeli planlanması, alan bazlı kadro sayılarının artırılması ve yüksek puanlı adayların niteliklerine uygun görevlerde istihdam edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca kariyer basamaklarının daha şeffaf ve öngörülebilir hale getirilmesi, benzer tartışmaların önüne geçebilecek adımlar arasında gösteriliyor.
Tartışma Sürüyor
KPSS Türkiye birincisinin temizlik görevlisi olarak atanması iddiası, kamuoyunda farklı görüşleri karşı karşıya getirmiş durumda. Bir kesim sistemi eleştirirken, diğer kesim mevcut yerleştirme kurallarının sonuçlarına dikkat çekiyor. Tartışma, kamu personel rejiminin geleceğine dair daha kapsamlı bir değerlendirme ihtiyacını da ortaya koyuyor.
Olayın yankıları sürerken, kamuoyunun gözü yetkililerin atacağı olası adımlara çevrilmiş durumda.
KAYNAK: Haber Merkezi
5 Bin Memur Alınacak
#GÜNDEM / 26 Ocak 2026
KPSS 2026’te Şok Değişiklik! Tarih ve Matematikte Sistem Baştan Yazılıyor
#GÜNDEM / 21 Ocak 2026
Yorumlar
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
