Amasya ile Samsun arasında son aylarda yeniden alevlenen Ladik–Suluova sınır gerilimi, Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan köklü bir idari tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. 2025 yılının Kasım ayında Ladik’e bağlı Akyar, Saray ve Tüfekçidere mahallelerinde yaşanan 500 dönümlük arazi anlaşmazlığı, yalnızca bir sınır tartışması değil; Amasya’nın 1920’li yıllarda kaybettiği toprakların yeniden hatırlanması anlamına geliyor.
Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nin “ret” kararıyla şimdilik askıya alınan süreç, İçişleri Bakanlığı’nın önüne gelmiş durumda. Ancak arşivler açıldığında görünen tablo, bugünkü krizin tarihsel arka planını net biçimde ortaya koyuyor.
1925 Reformları Amasya’nın Haritasını Değiştirdi
Osmanlı döneminde Amasya Sancağı, Karadeniz’in iç kesimlerini kontrol eden stratejik bir merkezdi. Bugün Samsun’a bağlı olan Vezirköprü, Havza ve Ladik, uzun yıllar Amasya idaresinde bulunuyordu. Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan idari reformlar, Amasya’nın sınırlarını kökten değiştirdi.
1925 yılında çıkarılan düzenlemelerle birlikte, bu üç ilçe Amasya’dan alınarak Samsun’a bağlandı. Bu kararlar o dönem, Samsun’un Karadeniz’in ana ticaret ve liman kenti olarak güçlendirilmesi amacıyla alındı.
Vezirköprü: Amasya’nın En Büyük Kaybı
Vezirköprü, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Amasya’nın en büyük ve en stratejik kazalarından biriydi. Milli Mücadele döneminde Amasya’nın lojistik ve insan kaynağında önemli rol oynayan ilçe, 1925’te alınan kararla Samsun’a bağlandı. Bu değişiklik, Amasya’nın yüzölçümü ve ekonomik hinterlandı açısından büyük bir kayıp olarak kayıtlara geçti.
Havza: Milli Mücadele’nin Şehri Ama Amasya’dan Koparıldı
Havza, Atatürk’ün Milli Mücadele’yi fiilen başlattığı tarihi bir merkez olmasına rağmen, idari olarak Amasya’dan ayrılan ilçelerden biri oldu.
1882’de Amasya’ya bağlı bir kaza statüsüne yükseltilen Havza, Cumhuriyet’ten sonra Samsun’un büyüyen ticari gücü nedeniyle 1920’lerin ortasında Samsun’a bağlandı.
Bugün Havza’nın Mesudiye (eski Kösürüf) Mahallesi ve Darıkolu Mevkii’nde yaşanan “tapu Samsun’da, toprak Amasya’da” çıkmazı, bu idari kopuşun yarattığı en somut sorunlardan biri olarak sürüyor.
Ladik: Bugünkü Krizin Kalbi
Bugün Amasya–Samsun hattındaki gerilimin merkezinde yer alan Ladik, tarih boyunca Amasya Ovası’nın doğal bir uzantısı olarak kabul edildi. “İladik” adıyla Amasya Sancağı içinde yer alan bölge, 1925 reformuyla Samsun’a bağlandı.
Amasya İl İdare Kurulu’nun Akyar, Saray ve Tüfekçidere mahallelerinin Suluova’ya bağlanması yönündeki talebi, bu tarihsel kopuşun yeniden tartışılmasına yol açtı.
Havza’daki Sessiz Kriz: Tapular Var, Toprak Yok
Sınır tartışmaları yalnızca Ladik’le sınırlı değil. Havza’da Selanik mübadilleri için 1923 sonrası verilen ve 1930’larda tapulanan araziler, idari sınırlar nedeniyle Amasya tarafında kaldı.
Havzalı vatandaşların elinde resmi tapular bulunmasına rağmen, bu araziler Amasya mülki sınırlarında göründüğü için kullanılamıyor. Bu durum yıllardır çözülemeyen bir bürokratik kördüğüm olarak masada duruyor.
Gözler İçişleri Bakanlığı’nda
Bugün Amasya, tarihsel belgeler ve idari geçmişi öne sürerek sınırların yeniden değerlendirilmesini isterken; Samsun tarafı 1925 statükosunun korunması gerektiğini savunuyor.
İçişleri Bakanlığı’nın vereceği karar, yalnızca 500 dönümlük bir araziyi değil, iki ilin yüz yıllık idari kaderini ve komşuluk ilişkilerini** de etkileyecek.
Amasya açısından bakıldığında ise bu tartışma, yalnızca bir sınır değil; 1920’lerde kaybedilen Vezirköprü, Havza ve Ladik’in tarihsel hafızasının yeniden hatırlanması anlamına geliyor.
