Bolu'nun merkez ilçesine bağlı Yuva köyünde 2022 yılında 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 147 kişinin ise su kaynaklı zehirlenme nedeniyle hastanelik olduğu olayla ilgili davanın 6'ncı duruşması görüldü. Mahkeme, savcılık mütalaasının hazırlanmasını beklemek üzere duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
2022 yılındaki Kurban Bayramı'nda meydana gelen olayda Eyüp Ertem hayatını kaybederken, aralarında çocukların da bulunduğu 147 kişi kanlı ishal, mide bulantısı ve böbrek yetmezliği şikayetleriyle hastanelerde tedavi altına alınmıştı.
Olayla ilgili açılan davada İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürü M.A.A., İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Ü.B., köy muhtarı M.E. ile iki sağlık çalışanı B.K. ve F.İ. hakkında yargılama sürüyor.
"Zehirlenmenin Nedeni Hâlâ Netleşmedi"
Mağdur ailelerin avukatı Tunahan Sarıalan, olayın üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen zehirlenmenin kesin nedeninin ortaya konulamadığını belirtti.
Sarıalan, yayla suyunun dört farklı mahalleye ulaştığını ancak zehirlenme vakalarının yalnızca Yuva köyü Çaydurt Mahallesi'nde görüldüğünü ifade ederek, bu durumun olayın yalnızca su kaynağıyla açıklanamayacağını savundu.
Nakliye Firması İddiası
Mağdur tarafı, içme suyu hattına zarar verdiği öne sürülen ve tıbbi atık taşıma ruhsatına sahip bir nakliye firmasının soruşturma kapsamında yeterince incelenmediğini iddia etti.
Avukat Sarıalan, bilirkişi raporunun ardından hazırlanan iddianame ve takipsizlik kararlarının çok kısa sürede düzenlendiğini öne sürerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması için yaptıkları ek soruşturma talebinin mahkeme tarafından kabul edilmediğini söyledi.
Sarıalan, söz konusu firmanın içme suyu hattını üç kez patlattığının raporlara yansıdığını ve buna rağmen firma hakkında kapsamlı bir inceleme yapılmadığını ileri sürdü.
Anne: "Oğlum İki Böbreğini Kaybetti"
Zehirlenme nedeniyle ağır sağlık sorunları yaşayan 17 yaşındaki Yiğit'in annesi Nursel Gülen ise yaşadıkları acının dört yıldır devam ettiğini dile getirdi.
Gülen, iki oğlunun da olay nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü, Yiğit'in ise iki böbreğini kaybettiğini belirterek, oğlunun her gün yaklaşık 12 saat evde diyalize bağlı yaşamak zorunda kaldığını ve acil böbrek nakli beklediğini söyledi.
Dört yıldır olayın gerçek nedeninin ortaya çıkarılamadığını ifade eden anne Gülen, sorumluların adalet önünde hesap vermesini istedi.
Savcılık mütalaasının hazırlanmasının ardından davanın ilerleyen duruşmalarda yeniden görülmesi bekleniyor.



