47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Amasya
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Merzifon Bilgi Gazetesi SAĞLIK Dr. Konukoğlu’ndan Varis Hakkında Ezber Bozan Uyarı!

Dr. Konukoğlu’ndan Varis Hakkında Ezber Bozan Uyarı!

Bacaklarda görülen varisler yalnızca estetik sorun olmayabilir; uzmanlar bazı belirtilerde doktora başvurulması gerektiğini belirtiyor. Detaylar haberimizde...

Dr. Konukoğlu’ndan Varis Hakkında Ezber Bozan Uyarı!

Bacaklarda ortaya çıkan mor, genişlemiş ve kıvrımlı damarlar çoğu kişi tarafından yalnızca estetik bir problem olarak görülüyor. Ancak Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Oğuz Konukoğlu, varisin her zaman önemsiz kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek pıhtı riskinden tedavi seçeneklerine kadar önemli açıklamalarda bulundu.

Toplumda oldukça yaygın görülen varisin, bacak toplardamarlarındaki kapak sisteminin yetersizliği sonucunda ortaya çıktığını belirten Konukoğlu, “Varis çoğu zaman ciddi bir hastalık değildir. Ancak ‘ciddi değil’ ile ‘önemsiz’ aynı şey değildir” ifadelerini kullandı.

Varis Neden Oluşuyor?

Bacak toplardamarları kanı yerçekimine karşı kalbe taşırken baldır kaslarının pompa etkisinden ve damar içerisindeki kapakçıklardan yararlanıyor. Bu kapakların görevini yeterince yapamaması durumunda kan geriye doğru kaçabiliyor. Tıpta “venöz reflü” olarak adlandırılan bu durum damar içerisindeki basıncı artırarak zaman içerisinde damarların genişlemesine ve varis görünümünün ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Aile öyküsü önemli risk faktörlerinden biri olarak öne çıkarken; yaş, gebelik, fazla kilo ve uzun süre ayakta veya hareketsiz şekilde çalışmak da varis gelişimiyle ilişkilendiriliyor.

Bu Belirtilere Dikkat!

Varis yalnızca gözle görülen damarlarla kendisini göstermiyor. Günün ilerleyen saatlerinde bacaklarda ağırlık ve dolgunluk hissi, ayak bileklerinde şişme, gece krampları, kaşıntı ve huzursuzluk gibi yakınmalar ortaya çıkabiliyor.

Şikâyetlerin sabah saatlerinde daha hafif olması, akşama doğru artması ve bacakların yukarı kaldırılmasıyla rahatlama görülmesi venöz sorunlar açısından önemli ipuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Araştırmalarda Pıhtı Riski Dikkat Çekti

Varis konusunda gerçekleştirilen büyük ölçekli araştırmalar da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. JAMA'da yayımlanan ve 425 binden fazla kişinin değerlendirildiği Tayvan kohort çalışmasında, varisi bulunan kişilerde derin ven trombozu görülme riskinin varisi olmayanlara kıyasla daha yüksek olduğu bildirildi.

Ancak bu tür gözlemsel araştırmalar, varisin doğrudan pıhtıya neden olduğunu tek başına kanıtlamıyor. Uzmanlar özellikle tek bacakta aniden ortaya çıkan şişme, ağrı ve kızarıklık gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Uzun Boy da Risk Faktörü Olabilir

Stanford Üniversitesi araştırmacılarının yaklaşık yarım milyon kişinin verilerini değerlendirdiği ve Circulation'da yayımlanan araştırmada ise boy uzunluğuyla varis arasında ilişki saptandı. Araştırmada en uzun boy grubundakilerde varis riskinin en kısa gruba kıyasla yaklaşık 1,7 kat daha yüksek olduğu bildirildi.

Konukoğlu, uzun boylu kişilerde ayak bileği seviyesindeki kan sütununun daha yüksek olması nedeniyle damar kapaklarının karşılaştığı basınç yükünün de artabileceğine dikkat çekti.

Varis Tedavisinde Yeni Yöntemler Öne Çıkıyor

Varis tedavisinde klasik damar çıkarma ameliyatı artık tek yöntem olarak görülmüyor. Günümüzde uygun hastalarda endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon, siyanoakrilat olarak bilinen tıbbi yapıştırıcı ve köpük skleroterapi gibi minimal invaziv seçenekler uygulanabiliyor.

Hangi yöntemin tercih edileceğine ise hastanın damar yapısı, şikâyetleri ve renkli Doppler ultrasonografi değerlendirmesi doğrultusunda hekim tarafından karar verilmesi gerekiyor.

“Varis Çorabı İşe Yaramaz” Düşüncesine Dikkat

Varis konusunda toplumda çok sayıda yanlış inanış bulunduğuna da dikkat çekiliyor. Uygun hastalarda doğru ölçü ve basınç sınıfındaki varis çorabı şikâyetlerin kontrolüne yardımcı olabiliyor. Ancak varis çorabı mevcut kapak yetmezliğini ortadan kaldıran bir tedavi olarak değerlendirilmemeli.

Uzun süreli sıcak duş, hamam ve sauna gibi sıcak ortamlar ise damarların genişlemesine bağlı olarak bazı kişilerde yakınmaları artırabiliyor.

Kapanmayan Yarayı Hafife Almayın

Varise bağlı gelişen bacak yaralarında da erken değerlendirme önem taşıyor. New England Journal of Medicine'da yayımlanan EVRA çalışması, uygun hastalarda kompresyon tedavisine eklenen erken endovenöz müdahalenin venöz bacak ülserlerinin daha hızlı iyileşmesine katkı sağlayabildiğini gösterdi.

Konukoğlu, “Bacakta iki haftadan uzun süredir kapanmayan bir yara varsa damar cerrahisine başvurmak için yaranın kapanmasını beklemek doğru değildir” uyarısında bulundu.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Bacaklarda hızla ilerleyen renk değişiklikleri, deride sertleşme, kapanmayan yaralar, varisli damar üzerinde aniden gelişen ağrı ve sertlik ile özellikle tek taraflı ani bacak şişmesi durumlarında tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.

Ani bacak şişmesine nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtilerin eşlik etmesi ise acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

Varisin yalnızca dış görünüş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, şikâyeti bulunan kişilerin kalp ve damar cerrahisi değerlendirmesinden geçmesini ve gerekli görülmesi halinde renkli Doppler ultrasonografi ile damar sisteminin incelenmesini öneriyor.

KAYNAK: Haber Merkezi
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız