ALPASLAN’DA KİREMİTLİ KÜÇÜK EV
İnsanlar devamlı gördükleri şeylere çabuk alışırlar. Zamanla fark edemezler. Ne zaman hayatımızdan çekilir, biz de “Bir zamanlar” diye başlanan hatıralarımızı anlatırız. Konusu ne olursa olsun geçmiş içimizde yaradır bizim. İster güzel olsun, ister kötü.
ÜÇ İL ÜÇ İLÇE ÜÇ EMEKLİ ÖĞRETMEN
Bu hafta ne bir seyahat günlüğü ne de herhangi bir ilçe hakkında yazmayacağım. Yine de yazının konusu seyahat kapsamında olacaktır. Ünye’den yola çıkıp 1440 km yolu 26 saat 6 dakikada tamamlayıp tekrar başladığım yere döndüm.
ÇAYLA SOHBETLER-10
Bir gün çayla ilgili bir yazı okumuştum. Kısaca şöyleydi:“ Çaydanlığa konulan su fokurdayana kadar kaynatılır. Sonra kısa süre dinlenmeye bırakılır. Dinlenmiş suyla çay demlenir ve on dakika beklenir. Daha sonra demlenmiş çay geniş ağızlı cam bardağa dökülür.
YAZA GİRERKEN
Belki başka zamanlarda olmadığı kadar yaz mevsiminin gelmesini bekledik. Kış herkes için zor geçen bir mevsimdir. Günler kısa, havalar soğuk olur. Hayatımız durağandır. Şayet resmi bir yerde çalışmıyorsak, çalışma saatlerimiz kısıtlı olur.
BİR ŞEHRİ YAZABİLMEK…
İnsanlar gezip gördükleri yeri kolay anlatır. Çünkü dinleyiciler arasında anlattığınız yerden kişiler yoktur. Başka bir yer hakkında bilgi verirken en zorlanılan yer içinde “insan” geçen cümlelerdir.
