47,0391 %0.07
53,5527 %-0.12
6.043,03 % -0,06
62.141,01 %-2.57
Amasya
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bir Kitabın Açtığı Kapılar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Bir şehrin geleceğini değiştirecek adımlar her zaman büyük yatırımlarla, yüksek binalarla ya da kalabalık organizasyonlarla başlamaz. Bazen birkaç çocuğun etrafında toplandığı bir kitap, merakla sorulan bir soru ya da beyaz bir kâğıda çizilen rengârenk bir resim, uzun yıllar sonra meyvesini verecek en kıymetli yatırım olur. Geçtiğimiz hafta ilçemiz kütüphanesinde gönüllülük esasıyla başlattığımız çalışmalar da işte böyle bir başlangıç oldu. Önce 4-6 yaş arası çocuklarımızla etkileşimli kitap okuma etkinliğinde buluştuk. Hikâyeleri sadece dinlemedik, birlikte düşündük, konuştuk, güldük. Kitap kahramanlarıyla tanışırken kendi duygularımızı da keşfettik. Ardından korkularımızın resimlerini yaptık. Belki de ilk kez bazı çocuklar, adını koyamadıkları duygularını bir kâğıda dökebildi. Bazen bir çocuğun anlatamadığını bir resim anlatır. Bazen de bir hikâye, onun iç dünyasına uzanan en güvenli köprü olur. Etkileşimli kitap okuma, yalnızca bir metni sesli okumaktan ibaret değildir. Çocuğun sorular sorduğu, tahminlerde bulunduğu, karakterlerin yerine kendisini koyduğu, olaylar üzerine düşündüğü canlı bir öğrenme sürecidir. Çocuk gelişimi alanındaki pek çok çalışma, bu tür okuma etkinliklerinin dil gelişimini desteklediğini, kelime dağarcığını zenginleştirdiğini, dikkat ve dinleme becerilerini güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında empati kurma, problem çözme, duygu düzenleme ve eleştirel düşünme gibi yaşam boyu gerekli olacak becerilerin temelleri de bu süreçte atılır. Bir çocuk kitaplarla erken yaşta sağlıklı bir bağ kurduğunda okumayı öğrenmenin yanında düşünmeyi, anlamlandırmayı ve kendini ifade etmeyi de öğrenir. Kitaplar çocuklara hazır cevaplar vermez. Tam tersine, doğru soruları sormayı öğretir. İşte bu yüzden kitaplarla büyüyen çocuklar, hayata daha geniş bir pencereden bakmayı başarabilirler. Biz yetişkinler çoğu zaman kitabı sadece okumayı öğrenmek için bir araç, yazmayı da sadece okul ödevlerinin bir parçası olarak görüyoruz. Oysa mesele bundan çok daha büyük. Bugün toplum olarak birbirini anlayabilen, dinleyebilen, farklı fikirlere saygı gösterebilen insanlara, empati duygusunun gelişimine ihtiyacımız var. Bu değerlerin temeli ise çocukluk yıllarında atılıyor. Bir masalın içinde başlayan yolculuk, yıllar sonra daha vicdanlı bir birey olarak karşımıza çıkabiliyor. Etkileşimli Kitap Okuma Etkinliğinin ardından beni çokça heyecanlandıran -ilçemizde muhtemelen ilk kez düzenlenen- 8-10 yaş grubu Yaratıcı Yazarlık Atölyesine başladık. Bu yaş grubu, mantıksal düşünmenin gelişmeye başladığı ama hayal gücünün de henüz kalıplarla sınırlandırılmadığı altın bir dönemdir. Çocuklar, dünyaya bizim unuttuğumuz yerden bakarlar. Onlar için bulutlar konuşabilir, ağaçlar yürüyebilir, bir karınca koca bir şehri kurtarabilir. Yaratıcı yazarlık dersleri, çocuklara "doğru" ya da "yanlış" korkusu olmadan, tamamen kendilerine ait bir dünya inşa etme özgürlüğü tanır. Çocukların ilk cümlelerini kurarken gözlerindeki heyecanı görmek, hayal güçlerinin sınır tanımadığını bir kez daha hatırlattı bana ve onların dünyasında imkânsız diye bir kelimenin olmadığını bir kez daha görmemi sağladı. Yaratıcı yazarlık çalışmaları yalnızca geleceğin yazarlarını yetiştirmek için yapılmaz. Asıl amaç, düşünebilen, sorgulayabilen, kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmektir. Yazı yazmak, düşünceleri düzenlemeyi, olaylar arasında ilişki kurmayı, neden-sonuç bağlantıları oluşturmayı ve duygularını sağlıklı biçimde ifade edebilmeyi sağlar. Bir çocuk hikâye yazarken sorun üretir, çözüm arar. Hayal eder, sorgular, yeniden düşünür. Aynı zamanda gözlem yapmayı, ayrıntıları fark etmeyi ve sabırla üretmeyi öğrenir. Kendini ifade edebilen çocuk, özgüveni yüksek bir birey olur. Duygularını bastırmak yerine anlatmayı seçer. Fikirlerini paylaşmaktan korkmaz. Hata yapmaktan çekinmez. Karşısındakini dinler, anlar. Bugün dünyanın hangi mesleğine bakarsanız bakın iyi okuyan ve kendini doğru ifade edebilen insanların her zaman bir adım önde olduğunu görürsünüz. Bir doktorun hastasını doğru anlaması, bir mühendisin fikirlerini açıkça anlatabilmesi, bir avukatın güçlü bir savunma yapabilmesi, bir bilim insanının araştırmasını paylaşabilmesi ya da bir girişimcinin hayalini başkalarına aktarabilmesi için okuma ve yazma becerileri vazgeçilmezdir. Unutmamak gerekir ki okuma bilgiye ulaşmanın, yazma ise bilgiyi üretmenin ve paylaşmanın en güçlü yollarından biridir. Kısacası yazmak, zihni organize etme sanatıdır. Bugün kütüphanemizde küçük parmaklarıyla kalem tutup kendi dünyalarını yazan bu çocuklar, yarın tıp alanında yeni bir buluşa imza atan birer doktor, mühendislik harikaları yaratan mimarlar ya da toplumu adaletle yönetecek hukukçular olduklarında da bu yaratıcı düşünce disiplininin ekmeğini yiyecekler. Teknolojinin hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Ancak bilgiyi değerlendirebilmek, doğruyu yanlıştan ayırabilmek ve özgün fikirler üretebilmek hâlâ okuma kültürüyle ve yazma alışkanlığıyla mümkündür. Bu nedenle çocuklara bırakabileceğimiz en kıymetli miraslardan biri, kitap sevgisi ve kendilerini özgürce ifade edebilecekleri güvenli öğrenme ortamlarıdır. Çocuklar yaşamın nefesidir. Onların hayal güçleri sonsuzdur. Gözlerindeki ışık yalnızca bulundukları odayı değil, geleceğimizi de aydınlatır. O ışığın sönmemesi için illa büyük projelere ihtiyacımız yok. Onların birlikte okunan bir kitaba, dinlenen bir hikâyeye, yazılan birkaç satıra ve hayallerine gerçekten kulak verilmesine ihtiyaçları var. İlçemiz kütüphanesinde gönüllülük ruhuyla başlayan bu küçük adımların, yarının düşünen, üreten, okuyan ve yazan bireylerine dönüşeceğine inanıyorum. Çünkü her büyük değişim, bir çocuğun eline uzatılan kitapla başlar. Sevgilerimle, Ayşe Can Takip etmeyi unutmayın! E-mail: [email protected] Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız