HAPAN
Çok yerde “kapan” olarak bilinir. Çocukken kar yağdığında evimizin bahçesine kuşları avlamak için kullandığımız ilkel bir yöntemdir. Çocukluk bu ya, kuş avlamanın maharetli bir iş olduğunu sanırdık.
ÇAYLA SOHBETLER -2
Ne zaman çaydanlığı elime alsam birazdan bir sohbetin başlayacağı anlamına gelir çay için. Hazırlanışı bir yana sohbet saati bile müsait olmalı. Öyle varlı vakitsiz sohbet edilmez çayla. Kendine has şekilli bardağı masanın üzerine koyar koymaz başlar sohbet.
ÇAYLA SOHBETLER- 1
Daha bardağa dökülmeden bir “Ah! ” etti çay. Ya da bana öyle geldi. Bana, “Derdini sesliceanlatıyorsun, tek başınasın diye kimsenin duymayacağını mı sanıyorsun” der gibi geldi. Şikâyetçi olduğu her halinden belli oluyordu. Kaç gecedir derdimi dinliyor.
ZİRVENİN GÖNÜL GÖZÜ BİR GÖLET
Aylardan ağustos idi. Yolum yine Taşova’ya düşmüştü. Bir günlük dinlenmenin ardından Taşova’ya bağlı yerleşim birimlerini geziyordum. Daha doğrusu Ahmet Günaydın Bey gezdiriyordu beni. Misafir olarak geldiğim bu ilçede kısa sürede her yere uğramamız mümkün değildi.
ANAHTAR YÂR KOYNUNDA, GÖNLÜM KİLİTLİ KALDI
Akçaabat’a doğru. Trabzon’un nüfus bakımından Ortahisar’dan (Merkez) sonra en büyük; yüzölçümü bakımından beşinci büyük ilçesidir. Tabiri caizse il olacak vasıfta bir ilçe. Tabii Trabzon’un hiçbir ilçesinin aklından il olma sevdası geçemez. Buna Trabzonlu politikacılar izin vermez zaten.
