Merzifon’un tarihine kazınan acı bir hikâye, Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Çınarlı köyünde gün yüzüne çıktı. Yıllar boyunca “Garipler Mezarlığı” olarak anılan mezarlığın, aslında 1. Dünya Savaşı yıllarında cepheye giden Merzifon Taburu askerlerine ait olduğu yapılan araştırmalarla ortaya konuldu.
Elde edilen bilgilere göre, Genelkurmay Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, Sarıkamış Cephesi’ne sevk edilen askerlerin ağır kış şartları nedeniyle Çınarlı köyünde konaklamak zorunda kaldığı belirlendi. Bu süreçte hastalanan yaklaşık 40 askerin, tedavi amacıyla götürüldükleri bir doktor tarafından zehirli iğne yapılarak hayatını kaybettiği rivayet ediliyor.
Söz konusu olay, uzun yıllar boyunca köy halkı tarafından anlatılagelirken, mezarlıkta yatan askerlerin kimlikleri net olarak bilinmediği için alan “Garipler Mezarlığı” olarak anıldı. Ancak yapılan arkeolojik çalışmalar ve araştırmalar sonucunda buranın Merzifon Taburu’na ait askerlerin mezarları olduğu değerlendirildi.
Gerçekleştirilen çalışmaların ardından mezarlık alanı düzenlenerek anıt mezar haline getirildi. Bugün “Merzifon Taburu Şehitliği” olarak bilinen bu alan, hem Merzifonlular hem de bölge halkı için büyük bir manevi değer taşıyor.
Şehitliğin girişinde yer alan tabelada ise olayın detaylarına şu ifadelerle yer veriliyor:
“1915-1916 yıllarında 915. Merzifon Taburu, 1. Dünya Harbi sırasında doğu cephesine sevkiyatlarının kış mevsimine rastlaması nedeniyle, 6-7 ay Çınarlı köyünde konaklamak zorunda kalmış ve bu konaklama esnasında hastalanan askerlerin viziteye çıktıkları Ermeni asıllı olan doktorun zehirli iğne yaparak yaklaşık 40 askeri öldürdüğü ve ölen askerlerin buraya defnedildiği rivayet edilmektedir.”
Merzifon’dan cepheye uğurlanan askerlerin Sivas Hafik Çınarlı’da toprağa verilmiş olması, ilçede derin bir hüzün oluştururken, bu durum aynı zamanda vefa duygusunu da ön plana çıkarıyor. Şehitliğin her yıl ziyaret edilmesi ve dualarla anılması, bu acı hatıranın unutulmaması adına büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, olayın büyük ölçüde sözlü tarih ve yerel anlatımlara dayandığını belirtirken, kesin bulgular için arşiv çalışmalarının önemine dikkat çekiyor. Ancak tüm bu anlatılar, savaşın zorlu koşullarında yaşanan acıların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Merzifon’un evlatlarının Sivas Hafik Çınarlı’da yattığı bu hüzünlü hikâye, geçmişin acı gerçeklerini günümüze taşıyan önemli bir tarih mirası olarak hafızalardaki yerini koruyor.
