Merkezi Merzifon’da bulunan Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) Yönetim Kurulu Başkanı Güner Aslan, yem bitkileri üretiminin hayvancılık ve tarımsal sürdürülebilirlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, yonca bitkisiyle ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Aslan, yoncanın yüksek verimi, besin değeri ve çevre dostu özellikleriyle hayvancılık sektörünün vazgeçilmez kaba yem kaynaklarından biri olduğunu vurguladı.
Güner Aslan açıklamasında, yoncanın (Medicago sativa) baklagiller familyasına ait, çok yıllık ve yüksek besin değerine sahip stratejik bir yem bitkisi olduğunu belirtti. Uygun bakım, iklim ve toprak koşullarında yoncanın 4 ila 5 yıl boyunca verim verebildiğini ifade eden Aslan, bu özelliğin üretici açısından büyük bir ekonomik avantaj sağladığını dile getirdi. Yoncanın hem tarımsal üretimde hem de hayvancılıkta önemli bir yer tuttuğunu belirten Aslan, özellikle kaba yem ihtiyacının karşılanmasında kritik bir rol üstlendiğini söyledi.
Yoncanın verim potansiyeline de değinen Aslan, iklim ve yetiştirme şartlarına bağlı olarak yılda 3 ila 8 kez biçilebildiğini, dekara yıllık ortalama 800–1.000 kilogram kuru ot verimi sağladığını aktardı. Her biçimde ise yaklaşık 1.000 kilogram yeşil ot elde edilebildiğini belirten Aslan, bu yüksek verim sayesinde yoncanın süt sığırı, besi hayvanı ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde yaygın olarak tercih edildiğini kaydetti. Yoncanın düzenli ve kaliteli kaba yem temininde üreticilere büyük kolaylık sunduğunu da sözlerine ekledi.
Besin değeri açısından yoncanın oldukça zengin bir yem bitkisi olduğunu vurgulayan Güner Aslan, kuru maddede %18–22 oranında ham protein içermesinin hayvanların canlı ağırlık artışı ve süt verimi üzerinde doğrudan olumlu etki oluşturduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra yoncanın A, B, C, D, E ve K vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor gibi önemli mineralleri bünyesinde barındırdığını belirten Aslan, bu özelliklerin hayvanların bağışıklık sistemi, sindirim sağlığı ve genel performansı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Yoncanın yalnızca hayvancılık açısından değil, toprak sağlığı ve sürdürülebilir tarım açısından da önemli faydalar sunduğunu dile getiren Aslan, bitkinin azot bağlama özelliği sayesinde toprak verimliliğini artırdığını ifade etti. Bu sayede kimyasal gübre kullanımının azaldığını ve yoncadan sonra ekilen bitkiler için doğal bir azot kaynağı oluştuğunu belirtti. Yoncanın aynı zamanda yeşil gübre olarak kullanılabildiğini ve toprağın organik madde miktarını artırarak çevre dostu bir üretim modeli sunduğunu vurguladı.
Derin kök yapısı sayesinde toprağın su tutma kapasitesini artıran yoncanın, erozyonu önleyici etkisiyle de öne çıktığını söyleyen Güner Aslan, toprağın yapısını iyileştirdiğini, sıkışmayı azalttığını ve ürün rotasyonunda önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Aslan, bu özelliklerin uzun vadede hem verimliliği hem de çevresel sürdürülebilirliği desteklediğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda yoncanın, yüksek verimi, üstün besin değeri, toprağı zenginleştiren yapısı ve çevreye duyarlı özellikleriyle hem hayvancılık hem de tarım sektörü için vazgeçilmez bir yem bitkisi olduğunu belirten Güner Aslan, üreticilere yem bitkileri ekimine önem vermeleri çağrısında bulundu. Aslan, sürdürülebilir üretim ve ekonomik kazanç açısından yoncanın stratejik bir ürün olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
