Hayatın içindeki kısa ama güçlü kelimelerden biridir "hayır." Kimi zaman bir tehlikeyi uzaklaştırır, kimi zaman bir yanlışı durdurur, kimi zaman da insanın kendisine duyduğu saygının sessiz bir ifadesi olur. Ne var ki birçok çocuk, başkalarını üzmemek, kabul görmek ya da dışlanmamak uğruna istemediği şeylere "evet" demek zorunda kalıyor. İlerleyen yıllarda ise kendi sınırlarını korumakta zorlanan yetişkinlere dönüşebiliyor. Aslında çocuk eğitiminde kazandırılması gereken en önemli yaşam becerilerinden biri, gerektiğinde cesaretle "hayır" diyebilmektir.
Toplum olarak çoğu zaman uyumlu çocukları severiz. Büyüklerinin sözünden çıkmayan, itiraz etmeyen, her istenileni yapan çocuklar örnek gösterilir. Elbette saygılı ve iş birliğine açık olmak önemli bir değerdir. Ancak itaat ile bilinçli tercih arasında ince ama çok önemli bir fark vardır. Çocuğun her söyleneni sorgulamadan kabul etmesi yerine doğru ile yanlışı ayırt ederek gerektiğinde kendi kararını savunabilmesi gerçek gelişimin göstergesidir.
"Hayır" demeyi öğrenmek, sadece bir kelimeyi telaffuz etmek değildir. Bu, çocuğun kendi duygu ve düşüncelerini tanıması, haklarının farkına varması ve kişisel sınırlarını koruyabilmesi anlamına gelir. Bir arkadaşının zorlamasına rağmen uygun bulmadığı bir ortamda bulunmamak, rahatsız olduğu bir davranış karşısında geri çekilebilmek ya da kendisini huzursuz eden bir durumu güven duyduğu bir yetişkine anlatabilmek, güçlü bir karakterin erken yaşta atılan adımlarıdır.
Çocuk gelişimi açısından bakıldığında sınır koyabilme becerisi, özgüvenle yakından ilişkilidir. Kendi düşüncelerine değer verilen çocuk, zamanla kendi kararlarına da güvenmeyi öğrenir. Sürekli susturulan, fikri önemsenmeyen ya da her konuda baskı gören çocuk ise çoğu zaman başkalarının onayına ihtiyaç duyar. Böyle bir durumda "hayır" demek, onun için bir korkuya dönüşebilir. Çünkü reddetmenin sevgiyi kaybettireceğini düşünebilir.
Aile içinde çocuğun fikirlerini rahatça ifade edebilmesi, onun sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesine katkı sağlar. Anne babalar zaman zaman çocuklarının farklı düşüncelerine sabırla kulak verdiğinde, aslında onlara yalnızca konuşma hakkı tanımış olmaz aynı zamanda kendi sınırlarını belirleyebilen bireyler olmanın yolunu da açmış olurlar. Elbette çocuğun her isteği kabul edilmemelidir. Onun bir yetişkin olmadığı asla unutulmamalıdır. Çocuğun özgür olması demek onun her söylediğine her yaptığına onay vermek demek değildir. Ancak çocuğun düşüncesini dile getirebilmesi, kendisini değerli hissetmesi açısından büyük önem taşır.
Ebeveynler, çocuklarına sınır koymayı öğretmelidir. Kendileri de belirli sınırlar çerçevesinde çocuklarını yetiştirmelidir. Sınır koyabilen çocuklar sosyal ilişkilerinde de daha sağlıklı bir duruş sergiler. Arkadaşlık, paylaşmayı gerektirdiği kadar karşılıklı saygıyı da gerektirir. Her isteğe boyun eğen çocuk zamanla kendisini değersiz hissedebilir. Buna karşılık gerektiğinde nazik ama kararlı bir şekilde "Bunu yapmak istemiyorum." diyebilen çocuk hem kendisine hem de karşısındaki kişiye saygı göstermeyi öğrenir. Dostluk, arkadaşlık vb. ilişkiler zorla kabul ettirilen duygular yerine karşılıklı anlayış üzerine kurulmalıdır.
Bu beceri, çocukları olası risklerden koruma açısından da büyük önem taşır. Günümüzde çocukların sadece fiziksel zorbalık görmediği, dijital ortamlarda da çeşitli baskılarla karşılaşabildiği bir gerçektir. İstemediği halde fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması, küfür veya tehdite maruz kalması ya da kendisini tedirgin eden bir durumda bulunması, güçlü sınırlar geliştirememiş çocukların sahip olduğu sorunlardan bazılarıdır. Bu nedenle "hayır" demeyi öğretmek, aynı zamanda bir güvenlik eğitimidir.
Çocuklara sınır koymayı öğretmenin ilk şartı, yetişkinlerin de onların sınırlarına saygı göstermesidir. Bir çocuğun mahremiyetine özen göstermek, istemediği zaman zorla öptürmemek, duygularını küçümsememek ona verilen en güçlü mesajlardan biridir. Çocuklar söylediklerimizden çok, yaşanan durumlarla öğrenir. Anne babanın kendi özellerini, mahremiyetlerini ulu orta paylaşmaması, gerektiğinde nazik bir şekilde "hayır" diyebilmesi, haksızlığa karşı durabilmesi ve başkalarının sınırlarına saygı göstermesi, çocuk için en etkili eğitimdir. Sınırlarını bilen çocuklar hem kendilerine hem de başkalarına saygı duyan, özgüveni yüksek, sağlıklı ilişkiler kurabilen ve yaşamın karşısında dimdik durabilen yetişkinlere dönüşürler.
Sevgilerimle,
Ayşe Can
Takip etmeyi unutmayın!
E-mail: [email protected]
Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.