Çocuklarının okuduğu kitaplar hem onların hem de toplumun geleceğini şekillendiren etkenlerden birisidir. Çocuk, dünyayı ailesinin gözlerinden tanır ardından öğretmenlerinin rehberliğinde ve kitapların sessiz diliyle anlamlandırmaya başlar. Bu nedenle çocuk edebiyatı, sadece eğlendiren ya da vakit geçirmeyi sağlayan bir alan olarak kabul edilmemelidir. Çocuk edebiyatı aslında karakterin, dilin ve değerlerin inşa edildiği önemli bir kültür zeminidir.
Son yıllarda ülkemizde farklı dillerden çevrilerek yayımlanan çocuk kitaplarının sayısında büyük bir artış yaşanmaktadır. Dünya edebiyatının nitelikli eserlerinin çocuklarla buluşması elbette kıymetlidir. Farklı kültürleri tanımak, başka coğrafyaların yaşam biçimlerini öğrenmek ve evrensel değerlere ulaşmak çocukların ufkunu genişletebilir. Ancak her toplumun kendine özgü aile yapısı, kültürel mirası ve değer dünyası bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. Bir ülkede doğal karşılanan bazı davranış biçimleri, başka bir toplumun sosyal dokusuyla aynı ölçüde örtüşmeyebilir.
Özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar, okudukları kitap karakterleriyle güçlü bağlar kurarlar. Beğendikleri karakterlerin konuşmalarını, davranışlarını ve olaylara verdikleri tepkileri örnek alma eğilimindedirler. Bu nedenle bazı eserlerde anne ve babaya karşı küçümseyici tavırların, kuralları sürekli ihlal etmenin ya da büyüklerle sağlıklı iletişim kurmak yerine çatışmayı öne çıkaran yaklaşımların sıradan ve hatta eğlenceli gösterilmesi dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur. Çocuk, okuduğu her metni eleştirel bir süzgeçten geçirecek yaşta değildir. Onun için sevdiği kahraman çoğu zaman doğru davranışın temsilcisidir.
Benzer şekilde, bazı çocuk kitaplarında olağanüstü varlıklar ve büyü teması oldukça gerçekçi bir anlatımla işlenmektedir. Cadılar, vampirler, dilekleri anında gerçekleştiren periler ya da doğaüstü güçlere sahip karakterler, kimi zaman hikâyenin merkezine yerleştirilmekte, sorunların çözümü emek, sabır ve gayret yerine sihirli yöntemlerle gerçekleşmektedir. Elbette masallar ve fantastik anlatılar dünya edebiyatının önemli bir parçasıdır. Ancak gelişim çağındaki çocukların hayal ile gerçeği birbirinden ayırma becerileri yaşa göre farklılık gösterebilir. Özellikle gerçekçi anlatım teknikleriyle sunulan doğaüstü unsurların, küçük yaş gruplarında zihinsel karmaşaya yol açabileceği düşüncesi göz ardı edilmemelidir. Burada mesele hayal gücünü sınırlandırmak değil, çocuğun gerçeklik algısını destekleyen, dengeli ve yaşına uygun eserleri tercih edebilmektir.
Çocuk kitaplarında üzerinde durulması gereken bir başka konu ise dilin niteliğidir. Çocuk edebiyatı, kelime hazinesini geliştiren en önemli kaynaklardan biridir. Zengin anlatım, doğru cümle kuruluşları, deyimler, atasözleri ve estetik ifadeler, çocuğun dil becerisinin yanında düşünmesini de geliştirir. Buna karşılık, sınırlı kelime kullanımıyla oluşturulmuş, tekrar eden kalıplardan oluşan ya da günlük konuşma dilini olduğu gibi aktaran metinler çocukların dil gelişimine beklenen katkıyı sağlayamayabilir. Oysa iyi bir çocuk kitabı, yeni kelimeleri doğal bir akış içinde sunmalı, okurunu sözlüğe bakmaya teşvik etmeli ve dil sevgisini beslemelidir.
Yerli yazarların kaleminden çıkan pek çok nitelikli eser ise bu noktada önemli bir imkân sunmaktadır. Anadolu'nun zengin kültürü, aile bağları, dayanışma, komşuluk, merhamet, dürüstlük, çalışkanlık ve sorumluluk gibi değerler, çocukların anlayabileceği sıcak hikâyeler aracılığıyla aktarılabilmektedir. Bu eserler aracılığıyla çocuklar, kendi toplumlarını tanır, aidiyet duygusu geliştirir ve yaşadıkları çevreyi anlamlandırırlar. Böylece kendi kültürünü tanıyan çocuk, başka kültürleri de daha sağlıklı değerlendirebilir.
Elbette çocuk edebiyatını sadece yerli ya da yabancı eserler şeklinde keskin bir ayrımla değerlendirmek doğru olmaz. Asıl önemli olan, kitabın çocuğun gelişimine yaptığı katkıdır. Nitelikli bir çeviri eser değerli olabilirken, yerli bir eser gerekli özen gösterilmediğinde aynı eleştirilere açık hâle gelebilir. Bu nedenle seçim yapılırken kitabın dili, içerdiği değerler, yaş grubuna uygunluğu, karakterlerin örnek oluşturabilecek yönleri ve çocuğun düşünce dünyasına sağlayacağı katkılar dikkatle incelenmelidir.
Anne babalara, öğretmenlere ve yayınevlerine bu konuda önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocukların önüne konulan her kitabın, onların karakter gelişiminde küçük de olsa bir iz bırakacağı unutulmamalıdır. Bir kitap yalnızca okunup rafa kaldırılmaz. Kimi zaman bir cümlesi yıllarca hafızada kalır, kimi zaman kitabın kahramanı davranışlara yön verir. İşte bu yüzden çocuk edebiyatı, sıradan bir yayın alanı değildir.
Bugünün çocukları yarının yetişkinleri olacaklar. Onların okuyacağı kitaplarda güçlü bir dil, sağlam karakterler, gerçek hayatta karşılığı bulunan değerler ve düşünmeye sevk eden anlatılar yer aldığında, vicdan sahibi, sorgulayan ve kültürel kimliğinin farkında bireyler yetişecektir. Çocukların hayal dünyasını zenginleştiren, dil becerilerini geliştiren ve insani değerleri destekleyen eserlerin çoğalması ise hem edebiyatın hem de toplumun geleceği adına umut verici bir adım olacaktır.
Sevgilerimle,
Ayşe Can
Takip etmeyi unutmayın!
E-mail: [email protected]
Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.