Hac ibadeti, sadece bireysel bir arınma değil, aynı zamanda İslam’ın küresel gücünün, vahdetinin ve küfür karşısındaki sarsılmaz duruşunun en büyük göstergesidir. Hac, Tevhidin çelikleşmiş iradesidir, küfre karşı bir meydan okumadır.
İslam düşüncesinde ibadetler sadece ruhun tasfiyesi değil, aynı zamanda batıla karşı birer mevzidir. Bu mevzilerin en görkemlisi, en kalabalığı ve en sarsılmaz olanı ise Hac’dır. Hac; coğrafi sınırları, ırksal ayrımları ve sınıfsal statüleri yerle bir ederek Allah’ın birliğini haykıran, küfrün kalbine korku salan devasa bir Tevhid Kongresidir.
Konuyu ilk meydan okumadan ele alırsak karşımıza çıkan husus Kâ’be’nin varlığı ve beka sırrıdır. Kâ’be, yeryüzünde Allah’a ibadet için kurulan ilk evdir. Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şöyle ifade edilir: “Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ev, mübarek ve âlemlere bir hidayet kaynağı olan Mekke'deki evdir." (Al-i İmran: 96)
Bu ayet, tarihsel ve varoluşsal bir meydan okumadır. Dünya üzerindeki tüm ideolojiler, imparatorluklar ve sahte tanrılar gelip geçiciyken, Kâ’be binlerce yıldır ayaktadır. Müslümanlar her yıl oraya akın ederek dünyaya şu mesajı verirler: “Sizin medeniyetleriniz yıkılmaya mahkûmdur, ancak Allah’ın evi ve O’nun dini bakidir.” Hac, tarihin sonuna kadar sürecek olan bir süreklilik iddiasıdır.
Bir başka meydan okuma şekli ise ihramdır. İhram, eşitlik ve maddiyatın reddi anlamına gelir. Hac yolcusu ihrama girdiğinde, modern dünyanın sunduğu tüm rütbeleri, markaları ve zenginlik göstergelerini kapının dışında bırakır. İki parça beyaz bez, aslında kapitalist düzene ve sınıflı toplum yapısına indirilmiş büyük bir darbedir. Efendimiz (sav) Veda Hutbesi'nde şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arabın arap olmayana, beyazın siyaha hiçbir üstünlüğü yoktur; üstünlük ancak takvadadır.” (İbn Hanbel, Müsned, V, 411) Bu duruş, ırkçılık ve sömürgecilik üzerine kurulu batıl sistemlere karşı bir meydan okumadır. Milyonlarca insanın aynı kıyafeti giymesi, küfrün “böl ve yönet” politikasına karşı “biz biriz” demektir.
Gelelim meydan okumanın en coşkulu hallerinden birisi olan Telbiye’ye… Telbiye gökleri titreten pek saf ve muhteşem bir itiraftır. “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk...” “(Buyur Allah’ım, emrindeyim!) feryadı, sadece bir dua değil, sahte tanrılara ve egemen güçlere karşı Allah’a yönelik bir sadakat ilanıdır. Hacı, “Senin ortağın yoktur” diyerek, yeryüzünde ilahlık taslayan tüm tağutları reddeder. Bu, şirk düzenine karşı çekilen bir resttir. Müşriklerin ve kâfirlerin en çok korktuğu şey, müslümanların sadece Allah’ın iradesine boyun eğmiş bir kitle haline gelmesidir.
Arafat ise tüm asaleti, heybeti, şuuru ve bilinci bünyesinde barındıran büyük bir duruş ve kıyamet provasıdır. Arafat, marifettir; yani hakkı batıldan ayırma bilincidir. Arafat’ta vakfeye durmak, zulme karşı dimdik durmanın müslümancasıdır. Hadis-i Şerif’te buyurulduğu üzere, “Hac Arafat’tır.” (Tirmizî, Hac, 57, Nesâî Menasikü'l-hac, 203 ve İbn Mâce Menasik, 56) Arafat meydanı, müslümanların stratejik birliğinin temsilidir. Küfür dünyası müslümanları parçalamak için uğraşırken, Arafat bu parçaları tek bir vücut haline getirir. Oradaki sessiz ama derin duruş, batılın gürültüsünü susturan bir heybettir. Şeytanın ve onun yeryüzündeki temsilcilerinin en çok mahzun olduğu ve kendilerini en aciz hissettiği gün, Arafat günüdür.
Hele Şeytan taşlamayı unutmamak gerekir. Şeytan taşlama zulmün sembollerine direkt saldırıdır. Mina’da atılan her taş, sadece sembolik bir taşa vurmak değildir. O taşlar; emperyalizme, siyonizme, adaletsizliğe ve nefsin arzularına fırlatılan birer mermidir. Hz. İbrahim’in (as) geleneğini sürdüren müminler, “Biz senin tuzaklarını biliyoruz ve onları reddediyoruz” diyerek cemerat denilen ve şeytanı temsil eden sütunlara taş atmak suretiyle mesajlarını fiiliyata dökerler. Bu eylem, küffara karşı bir direniş ruhudur. Müslüman, şeytan taşlarken aslında şunu taahhüt eder: “Hacdan döndüğümde de hayatımdaki tüm şeytani düzenlerle savaşmaya devam edeceğim…”
Kurban… Canı ve malı Allah yolunda feda etmek demektir. Kurban, teslimiyetin zirvesidir. Kâfirler müslümanları ölümle korkuturken, Hac ibadetindeki kurban ibadeti müminin “canım Allah yoluna feda olsun” demesidir. Kur’an şöyle buyurur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır.” (Hac: 37) Bu ayet, eylemin fiziksel yönünden ziyade arkasındaki sarsılmaz iradeyi vurgular. Allah için canından ve malından vazgeçebilen bir topluluğu hiçbir dünyevi güç sindiremez.
Hac, İslam’ın küresel devrimidir. Hac, pasif bir ziyaret değil, aktif bir şahlanıştır. Milyonların aynı anda tavaf etmesi, evrenin atomdan galaksilere kadar tek bir merkez (Tevhid) etrafında döndüğünü dünyaya ilan eder. Kâfirler, müslümanların dağınık, vizyonsuz ve birbirine düşmüş olmasını isterler. Ancak Hac; vahdetiyle tefrikayı, ihramıyla kibri, tavafıyla kaosu, meydan okumasıyla küfrü yerle yeksan eder.
Bugün Hac, İslam dünyasının yeniden uyanışı için bir başlangıç noktası olmalıdır. Harem-i Şerif’te bir araya gelen her mümin, ülkesine dönerken bu meydan okuma bilincini taşımalıdır. Unutulmamalıdır ki; Hac biten bir yolculuk değil, küfre karşı başlayan büyük yürüyüşün ilk adımıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmişseniz, üstün olan sizsiniz.” (Al-i İmran: 139)
En emin olan Rabbime emanet olunuz.
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.