43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
6.788,96 % -9,85
82.986,31 %0.179
Amasya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

İSLAM’IN KADINA VERDİĞİ DEĞER (III)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Geçen hafta ikinci kısmını sizlerle paylaştığımız “İslam’ın Kadına Verdiği Değer” konusundaki son yazımıza kaldığımız yerden devam edelim.

 

İslam’ın kadınlara vermiş olduğu değer göstergesinden biri de onların annelik vasıflarıdır. Anne, İslam Dininde kendisine değer verilmesi gereken varlıkların başında zikredilmiştir. Nitekim Allah’a itaatten sonra anne hakkı hep ikinci planda tutulmuştur. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “Biz insana anne babasıyla ilgili öğütler verdik. Annesi, güçten kuvvetten düşerek onu karnında taşımıştır; çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bunun için (ey insan), hem bana hem anne babana minnet duymalısın; sonunda dönüş yalnız banadır.” (Lokman:14) 

 

Bir başka ayette ise kendilerine karşı davranışlarımızda kırıcı olmamamız tavsiye edilmekte, hatta “öf” bile demememiz bizden istenmektedir. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.” (İsra: 23- 24)

 

Sevgili Peygamberimize (sav) sorulan bir soru karşılığında vermiş olduğu şu cevap anne hakkının ne kadar önemli olduğunu bizlere bildirmektedir. “Bir adam Resulullah’a (sav) gelerek: Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Resulullah (sav):  “Anandır!” buyurdu.  Adam:  Ondan sonra kimdir? diye sordu.  “Anandır!” buyurdu. Adam tekrar:  Ondan sonra kim gelir? diye sordu.  “Anandır!” dedi. Adam tekrar:  Sonra kim gelir? diye sordu. Resul-i Ekrem (sav): “Babandır!” cevabını verdi.” (Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 318) 

 

Günümüzde kadın haklarına yönelik gerçekleştirilen hak ihlallerinin ve kadına yönelik şiddetin sebebi asla İslam Dini değildir. Yukarıda ve önceki yazılarımızda yapmış olduğumuz inceleme sonucunda İslam Dininin kadınlara vermiş olduğu hakları şu başlıklar altında zikredebiliriz. 

 

1. Yüce Rabbimiz katında kadın ve erkek kulluk yönünden aynı konumda tutulmakta, yaratılış itibariyle kadın ve erkeğe aynı sorumluluklar yani mükellefiyetler yüklenmekte, kazanılmış hakların kullanımında eşit haklar sağlanmaktadır.

 

2. İslam Dini kadınlar için annelik vasfı yüklemek suretiyle onlara itibar vermiş Cenneti annelerin ayaklarının altına yani onların razı olmalarına bırakılmıştır. Dünyada kendisine en çok iyilik yapmamız gereken annemiz olarak bildirilmiş, anne hakkının yenmesi sebebiyle dünya ve ahiret sıkıntısıyla karşılaşılacağı ifade edilmiştir. Ayrıca kız çocuklarının toplumlarda ikinci plana itilmesi İslam Dininde engellenmiş iki kız çocuğu terbiyesiyle, ahlakıyla büyütülmesi neticesinde bu kız çocuklarını büyütenlere cennet müjdesi verilmiştir. 

 

3. Kadının yaratılış özelliği ön planda tutulmuş, erkeğin toplumdaki sorumlulukları da ifade edilmiş ve her iki grubunda faydasına olmak üzere ailenin geçimi erkeğe yüklenmiştir. Bu hususta kadına verilen değersizliğin değil ona verilen kıymetin en önemli işaretlerindendir. Ayrıca kadınların biyolojik yapıları sebebiyle aybaşı (adet) olduğu günlerde kendilerinden namaz ibadet mükellefiyeti kaldırılmış, tutamadıkları oruçlarını bir başka zamanda sıhhatlerine kavuştukları zamanda kaza etme hükmü getirilmiştir. Bu durumda yine kadına yapılan bir haksızlık değil, onun biyolojik yapısı da İslam dininde göz ardı edilmediğinin ve kendisine verilen kıymetin en büyük işaretidir.

 

4. Toplumların birçoğunda yanlış ta olsa çok revaç gören erkek olarak yaratılmanın bir ayrıcalık olduğu hususu İslam Dininde kabul edilmemiş, İnsanların Âdem ve Havva olarak, yani erkek ve dişi olarak yaratıldığı ifade edilmiş, kendi ellerinde bulunmayan bir vasıfla övünülmesi kınanmış ve üstünlüğün yaratılış özelliklerinde değil, sonradan kazanılan takvaya yani Allah’a saygıya, Allah’ın emirlerine riayet yasaklarından kaçınmaya bağlanmıştır.

 

5. Birçok toplumda yapıla gelen, özellikle günümüzde de kadınlara reva görülen, büyük haksızlıklardan olan ve onların iffetlerini ayaklar altına alan fuhşa sürüklenmek, İslam Dininde haram kabul edilmiş ve ırz namus hakkı en temel haklardan sayılmış, korunması ve gözetilmesi için gerekli prensipler getirilmiştir. Böyle bir hak ihlali neticesinde de yine ahiret azabıyla insanlar bu ihlallerden sakındırılmaya çalışılmıştır.  

 

Yüce Rabbimiz İslam Dinimizi yanlış algılamalardan bizleri korusun. Dünya ve ahirette insana en büyük sıkıntı verecek olan kul hakkına girmekten, insanlara karşı hak ihlalleri gerçekleştirmekten bizleri sakındırsın.

 

En emin olan Rabbime emanet olun.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *