Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetiyle araç alımına ilişkin önemli bir düzenleme gündeme geldi. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte hem araç alım şartları hem de hak sahipliğine ilişkin kriterlerde dikkat çeken değişiklikler öngörülüyor. Özellikle engelli vatandaşları doğrudan ilgilendiren bu değişiklik, uygulamada önemli bir dönüşüm anlamına geliyor.
Yeni düzenlemeye göre ÖTV muafiyeti kapsamında araç alımı artık belirli şartlara bağlanırken, bu hakkın kullanım süresi de yeniden şekillendirildi. Buna göre, ÖTV’siz araç alım hakkı 10 yılda bir kez kullanılabilecek. Daha önce 5 yıl olan bu süre, yapılan değişiklikle iki katına çıkarılmış oldu. Bu durum, araç yenileme sıklığını doğrudan etkileyerek kullanıcıların planlamalarını da değiştirecek.
Düzenlemede öne çıkan bir diğer başlık ise alınabilecek araçlara ilişkin kriterler oldu. Motor hacmi ve araç değeri gibi sınırlamalarda güncellemeye gidilirken, özellikle yerli üretim ve belirli segmentteki araçların öne çıktığı görülüyor. Bu kapsamda, daha ekonomik ve belirlenen fiyat sınırları içinde kalan modellerin tercih edilmesi bekleniyor.
Yetkililer, yapılan değişikliğin amacının hem sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak hem de suistimallerin önüne geçmek olduğunu belirtiyor. Özellikle son yıllarda artan başvurular ve bazı kötüye kullanım iddiaları, bu düzenlemenin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.
Yeni uygulamayla birlikte hak sahiplerinin araç seçiminde daha dikkatli olması gerekecek. Çünkü hem fiyat limiti hem de kullanım süresi kriterleri, önceki döneme kıyasla daha sınırlayıcı bir çerçeve sunuyor. Bu durumun otomotiv piyasasında da etkiler yaratması beklenirken, özellikle ikinci el piyasasında hareketlilik yaşanabileceği değerlendiriliyor.
"Engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan, engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayacağına karar verilen ortopedik engelli bireylere, kanun kapsamında belirlenen taşıtların ilk alımında 10 yılda bir olmak kaydıyla ÖTV muhafiyeti uygulanacak. Engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracak bu düzenlemenin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum."
DİĞER DÜZENLEMELER
Teklifin kabul edilen maddelerine göre, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'da düzenleme yapılıyor. Buna göre, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli 2, 3, ve 4 sayılı cetveller kapsamındaki kamu idareleri ve bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları ile kurdukları birlik, müessese, şirket ve işletmeler, fonlar, döner sermayeler, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olup özelleştirme kapsam ve programında bulunmayan kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında özelleştirilebilecek.
Özelleştirme gelirinin giderler düşüldükten sonra kalan kısmı ilgili idare muhasebe birimi hesabına aktarılacak ve bütçesine gelir kaydedilecek. Kaydedilen bu gelirlerin karşılığını, ilgili idare bütçesine ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Yatırım niteliğindeki ödenekler yılı yatırım programıyla ilişkilendirilebilecek.
Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na yeni mallar ve bunların vergi oranları ekleniyor. Buna göre, tabii inci veya kültür incileri, işlenmiş olsun olmasın elmaslar, kıymetli taşlar veya yarı kıymetli taşlar, sentetik veya terkip yoluyla elde edilen kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, tabii veya sentetik kıymetli veya yarı kıymetli taşların toz ve pudraları ile tabii inci veya kültür incilerinden kıymetli ya da yarı kıymetli taşlardan eşyalar için ÖTV oranı yüzde 20 olacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımını izleyen ikinci ay başında yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'da defterdarın görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre, defterdar, bulunduğu ilde Hazine ve Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve bağlı ilçeler teşkilatının amiri sıfatını haiz olup, bulunduğu ilde Bakanlığın taşra teşkilatındaki işlemlerin mevzuat hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulmasından görevli ve sorumlu olacak.
Kanun teklifinin 13. maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bozdağ, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
ÖTV muafiyetine ilişkin yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte detayların netleşmesi ve uygulama esaslarının açıklanması bekleniyor. Vatandaşlar ise bu değişikliğin kendilerine nasıl yansıyacağını yakından takip ediyor.
