43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
6.788,96 % -9,85
83.749,53 %0.971
Amasya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

"Toprağın Sesi, Rengin Gölgesi"

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

​Bir çocuğun avucuna ilk kez bir avuç toprak bıraktığınızda, o yalnızca oyun oynadığını sanır. Oysa o an, farkında olmadan koca bir maziyi ve henüz yazılmamış bir geleceği avuçlamaktadır. Vatan dediğimiz olgu, haritalardaki soğuk çizgilerden ibaret değildir. Bir çocuğun kalbinde sessizce filizlenen aidiyet duygusudur. Bu duyguyu aşılamak, ona sadece bir coğrafyayı değil, bir yuvayı, sarsılmaz bir dayanağı ve "biz" olmanın sıcaklığını anlatmaktır.

 

​Bayrak ise gökyüzüne yazılmış bir şiirdir. Rüzgârla her dalgalanışında, sessiz bir alfabe gibi hürriyeti fısıldar. Bir çocuğun gözleri gökyüzünde dalgalanan al renge baktığında, orada sadece bir kumaş parçası değil, bir onurun bekçiliğini görmelidir. Ona, bayrağın yükseklerde duran bir nesne olmadığını, aksine yere düşmemesi gereken bir vicdan, nazlı bir emanet olduğunu hissettirmek gerekir.

 

​Bu görev biz yetişkinlere düşer. Ebeveynler, evlatlarına vatanı sadece kitaplardan değil, toprağın kendisinden, tarladaki başaktan, çeşmeden akan berrak sudan anlatmalıdır. Öğretmenler ise bayrağı sadece törenlerde gösterilen bir sembol değil, bağımsızlığın, emeğin ve ortak değerlerin yansıması olarak tanıtmalıdır. Toplum olarak bizler de doğayı koruyarak, birbirimize nezaketle bağlanarak ve ortak değerlerimize sahip çıkarak onlara yaşayan bir örnek teşkil etmeliyiz.

 

Çocuklara bu sevgiyi verirken büyük, ağır cümlelerin veya ezberletilmiş kalıpların soğukluğuna hapsolmamalıyız. Hatırlamalıyız ki bir çocuk, gördüğü dünyaya değer vermeyi, o dünyayı güzelleştiren büyüklerinden öğrenir. Bu nedenle sevgi ve özenle, somut ve yaşanabilir deneyimlerle onlara yol göstermek gerekir.

 

Vatanı sevmek, emek vermekle başlar. Bayrağı sevmek, o bayrağın gölgesinde yaşayan her canlının hakkına saygı duymakla anlam kazanır. Edebiyat ve sanat ise çocuklara bu duyguları aktarmak için güçlü birer araçtır. Masallardan, şiirlerden, hikayelerden ve görsel sanatlardan aldıkları duygular, onları vatanlarına ve değerlerine daha da yaklaştırır.

Tabi ki tüm bunlar, dürüstlük, çalışkanlık ve sevgiyle örülmüş bir yurt bilinciyle desteklenmelidir. Ancak o zaman bir çocuk, bastığı yerin yalnızca kuru bir toprak parçası olmadığını, kendisinin de o toprağın bir parçası olduğunu kalbiyle tasdik edebilir.

 

Toprağın sesiyle, rengin gölgesiyle büyüyen bir bilinç, geleceğin özgür, saygılı ve sorumlu bireylerini yetiştirir. Vatan sevgisi, bayrak aşkı, sözlerle değil, hayatın her anında paylaşılan ve yaşayan köklü bir değerdir.

 

Rengini şehit kanından, gücünü asil milletimin sinesinden alan ay yıldızlı bayrağımıza uzanan ellere ve onu indirmeye yeltenenlere rahmetli şairimiz Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ isimli şiiri ile cevap vermek istiyorum.

 

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder…

Gölgende bana da bana da yer ver.

Sevgilerle,

Ayşe Can

Takip etmeyi unutmayın!

Web Sitesi: https://birazayse.blogspot.com

Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *