43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
6.788,96 % -9,85
83.306,01 %0.663
Amasya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

İçsel Bir Terbiye Sanatı: Çocukta Özdenetim ve Sabrın İnşası

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

​Modern dünyanın hızına ayak uydurmaya çalışırken, çoğu zaman en kıymetli erdemi, yani "durabilmeyi" unutuyoruz. Bir çocuğun dünyasında ise bu "durma" eylemi, sadece fiziksel bir hareketsizlik değil, arzularını, öfkesini ve dürtülerini yönetebilme becerisi olan özdenetimin ta kendisidir. Özdenetim, bir çocuğun kendi içindeki vahşi nehirleri, onları kurutmadan ama etrafına zarar vermeyecek şekilde bir yatağa oturtma sanatıdır.

 

​Çocuk gelişimi uzmanlarının yıllardır üzerinde durduğu "haz erteleme" kavramı, aslında hayatın provasıdır. İstediği oyuncağa o an sahip olamayan, yemeğini beklemek zorunda kalan ya da oyunun sırasının kendisine gelmesini sabırla gözleyen çocuk, aslında sadece beklemeyi öğrenmez, duygusal bir kas inşa eder. Bu kas, hayatın ilerleyen yıllarında karşılaşılan zorluklar karşısında hemen pes etmemeyi, anlık zevkler uğruna uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemeyi sağlar.

 

​Özdenetim, bir çocuğun "istiyorum" çığlığı ile "yapmalıyım" sorumluluğu arasındaki o ince çizgide durabilmesidir. Bu beceriye sahip olan çocuk, dışarıdan bir polis veya otoriteye ihtiyaç duymadan, kendi iç sesinin rehberliğinde hareket etmeye başlar. Bu, kölece bir itaat değil, özgürleştirici bir irade eğitimidir.

 

​Pek çok ebeveyn, özdenetimi bir disiplin ve yasaklar silsilesi ile karıştırır. Oysa gerçek özdenetim, baskıyla değil, güvenle gelişir. Sürekli kısıtlanan, kararları elinden alınan bir çocukta gelişen şey özdenetim değil, yakalanma korkusudur. Gerçek irade eğitimi, çocuğa seçenekler sunulduğunda ve o seçeneklerin sonuçlarını bizzat tecrübe etmesine izin verildiğinde filizlenir.

 

​Çocuk, öfkelendiğinde birine vurmak yerine derin bir nefes almayı ya da duygusunu kelimelere dökmeyi bir yetişkinin davranışlarından öğrenir. Eğer biz yetişkinler, trafikte öfkemizi kontrol edemiyor ya da hayal kırıklıklarımızı bağırarak dışa vuruyorsak, bir çocuğun kendi içine sükûnet inşa etmesini bekleyemeyiz. 

Özdenetim, nasihatten ziyade bir "hal" transferidir.

 

​Sonuç olarak özdenetim, bir çocuğun zihninde örülen en korunaklı kalkandır. Kendi sınırlarını çizebilen, dürtülerini bir amaca kanalize edebilen çocuklar, akademik başarıdan sosyal ilişkilere kadar hayatın her alanında daha huzurlu bir yol alırlar.

 

​Yarının dünyasında ihtiyaç duyduğumuz nesil, sadece çok bilen değil, aynı zamanda bildiklerini ve hissettiklerini yönetebilen bir nesildir. Çocuklarımızın elinden tutup onlara "hayır" demeyi değil, "henüz değil" demenin asaletini öğretmeliyiz. Çünkü kendi içine hükmedemeyen bir ruh, dış dünyanın rüzgarlarında savrulmaya mahkumdur. Kendi içindeki dümene sahip çıkan çocuklar yetiştirmek, onlara verebileceğimiz en büyük özgürlüktür.

 

Sevgilerle,

Ayşe Can

Takip etmeyi unutmayın!

E-mail: [email protected]

Web Sitesi: https://birazayse.blogspot.com

Sosyal Medya: @biraz_ayse (Ayşe Can)

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *