YAŞAMAK ÇOK ZOR
Hayatta insanın fark yaratacağı işler çok önemlidir çünkü acil olan değil önemli olan işlerdir. İnsan acil işleri yapmaktan kafasını kaldırıp ta yaşamın güzelliklerine yönelseydik kendisi için önemli olan işlere öncelik vermediği gibi hayatını ıskaladığının farkında değiller bile, sonrada geriye dönüp baktığımızda bile hayatın sonuna geldiğinin farkına vardığımızda yaşadığımız pişmanlıkları, hep acil işlerle ilgilendiğimizden, önemli işlerimize yeterince zaman ayırmadığımızdan kaynaklandığını gördüğümüzden işin elden kaçtığını görürüz.
Yaşı kırkı geçenlerimizin hissettikleri şeylerden biri de geç kalmışlık hissidir. Oysa çocukluk ve gençlik yıllarımız daha dün gibi hafızalarımızda. değil mi. insanların hayat akışı içinde bazı şeyleri geç öğrense bile hayatının kıymetini bilerek zamanı da israf etmemiş oluruz.
Yaşamın içinde geriye dönüp baktığımızda her şeyin çok çabuk bittiğini görebilmemiz mümkün olacaktır.
Onun için insan, hayatının kıymetini bilmeli ve zamanı israf etmemelidir. Bir telaşa kapılıp yol alırken hayatta dönüp geriye bakıldığında, her bir şeyin çok çabuk olup bittiğini görmek mümkün değil mi?
Çoğu insan hayatındaki önceliklerin neler ve kimler olduğunu bilmeden ya da umursamadan ona her koşulda sevgiyle kucak açacakların değil de onu hiç sevmeyen ve belki de sevmek bile istemeyenlerin peşinden giderek onların sevgisini ve onayını kazanmak için hem kendini hem zamanını yer bitirir!
“Yıllar sonra öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. güveni geliştirmek yılları alsa da yıkmak bir saniye bile etmiyor.
O zaman boşa giden hayatımızın belirli dönemlerinde ki kesitlerin olduğu günlere üzülmek yerine elimizde fırsat varken bir şeyler yapmaya çalışmayalım mı?
Yaşam o kadar zorlaştı ki . her gün bize ihtiyacı olan bir kaç kişinin yerini yüzler almaya başladığı için insanlara tek bir kişi olarak yetişmemiz mümkün değil artık.
Belki başkalarının işine daha çok yardım etmemiz mümkün kulaklarımızda ki yardım çığlıklarına seyirci kaldığımız müddetçe de susmayacak. Ama burada zamanın bu noktasında işte insan olarak beğensek de beğenmesek de! Bunun kıymetini bilelim, çünkü hayat çok kısa el atılmazsa çok geç olacağı kesin değil mi?
Bazen ömür hiç bitmeyecekmiş gibi gelir insana. Oysa zaman ve yıllar ne çabuk ve hızlı geçtiğini anlamıyor bile insan.
Yaşamımızı önce bir gözden geçirelim, İçimiz de hep bir kaçırdım duygusu ile yaşarken değil peşinden koşarken buluyorum nedense. Onun için, zamanın kıymetini bilelim.