Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası Karadeniz Şube Başkanı Bülent Gümüşel, kamu kurumlarında ve özel sektörde görev yapan mühendis, mimar, tekniker, teknisyen ve diğer teknik personelin ekonomik, özlük ve mesleki haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Mevcut yasal düzenlemelerin günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Gümüşel, teknik hizmetler sınıfının tamamını kapsayan yeni bir meslek kanunu hazırlanması gerektiğini söyledi.
“Kamu Kaynaklarının Verimli Kullanılmasında Teknik Personelin Rolü Büyük”
Kamu yatırımlarının vatandaşlardan toplanan vergiler ile iç ve dış borçlanma yoluyla finanse edildiğini belirten Bülent Gümüşel, bu kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kamu yatırımlarının planlanması, projelendirilmesi, uygulanması, denetlenmesi ve işletilmesi süreçlerinde teknik personelin önemli sorumluluklar üstlendiğini dile getiren Gümüşel, “Teknik personelin temel ilkesi, kamu kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik kalıcı, güvenli, nitelikli ve sürdürülebilir hizmetler üretmektir. Teknik personel, kamu yatırımlarının yalnızca uygulayıcısı değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlayan en önemli unsurlardan biridir” dedi.

Gümüşel, kamu kurumlarında görev yapan teknik personelin ekonomik, özlük ve mesleki alanlarda çözüm bekleyen önemli sorunlarının bulunduğunu söyledi.
“Teknik Personelin Maaşı Geçim Şartlarının Gerisinde Kaldı”
Teknik hizmetler sınıfında çalışanların ekonomik koşullarına dikkat çeken Gümüşel, TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasına değindi.
Dört kişilik bir ailenin zorunlu harcamalarını karşılayabilmesi için gereken toplam gelirin 123 bin 130 TL olarak hesaplandığını belirten Gümüşel, “Kamuda Teknik Hizmetler Sınıfında çalışan personelin ücretleri bu rakamın altındadır. Mühendislik mesleği, emsal meslek gruplarının ekonomik ve özlük haklarıyla karşılaştırıldığında ciddi bir dengesizlik ortaya çıkmaktadır” dedi.
Emekli teknik personelin ekonomik koşullarının daha ağır olduğunu ifade eden Gümüşel, çalışma hayatında ve emeklilik döneminde yaşanan gelir kayıplarının giderilmesi gerektiğini belirtti.
“Yabancı Mühendislere Ücret Güvencesi Sağlanıyor”
Türkiye'de görev yapan mühendis ve mimarların ücret politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümüşel, yabancı çalışanlara uygulanan ücret kriterlerine dikkat çekti.
TMMOB tarafından 2026 yılı için ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarına yönelik tavsiye edilen brüt taban ücretin 94 bin 500 TL olarak belirlendiğini hatırlatan Gümüşel, yabancı mühendis ve mimarlar için çalışma izni değerlendirme kriterlerinde asgari ücretin dört katı tutarında ücret şartı bulunduğunu söyledi.
Gümüşel, “Yabancıya ödenecek ücret, çalışma izni başvurusu tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan brüt asgari ücret dikkate alınarak belirleniyor. Mühendis ve mimarlar için asgari ücretin dört katından az olamayacağı düzenlemesiyle güvence sağlanırken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı mühendis ve mimarlar ücret skalasında geri planda kalmıştır” dedi.
“1938 Yılından Kalan Kanun Güncelliğini Kaybetti”
Mühendislik ve mimarlık mesleklerini düzenleyen 3458 sayılı kanunun 1938 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Gümüşel, aradan geçen 88 yılda bilim ve teknoloji alanında önemli değişimler yaşandığını belirtti.
Kanunun yürürlüğe girdiği dönemde mühendislik ve mimarlık alanlarının bugüne göre daha sınırlı olduğunu ifade eden Gümüşel, “Günümüz koşulları, bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmeler yeni mühendislik ve mimarlık disiplinlerinin çeşitlenmesine neden olmuştur. Günümüz gelişmeleri ve meslek çeşitliliğinin gerisinde kalan, yürürlüğe girdiği yıldan bugüne 88 yıl geçen 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanun güncelliğini kaybetmiştir” dedi.
Mühendis ve mimarların yaşadığı sorunların temelinde mevcut meslek kanununun yetersizliğinin bulunduğunu savunan Gümüşel, yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
“TBMM’deki Düzenleme Çalışmaları Yetersiz Kalıyor”
Türkiye Büyük Millet Meclisinde mühendislik ve teknik hizmetlere ilişkin çeşitli kanun teklifleri ve düzenleme çalışmalarının bulunduğunu belirten Gümüşel, mevcut çalışmaların mesleğin belirli sorunlarına yönelik olduğunu ifade etti.
Gümüşel, “Söz konusu teklif ve düzenleme çalışmalarından her biri mesleğin belirli sorunlarına temas etse de genel anlamda yetersiz olduğu görülmektedir” dedi.
Teknik hizmetler sınıfının birbirini tamamlayan farklı meslek gruplarından oluştuğunu vurgulayan Gümüşel, teknisyen, tekniker, mühendis, mimar ve diğer teknik unvanlarda çalışan personelin koordinasyon içerisinde görev yaptığını söyledi.
“Bütün Teknik Personeli Kapsayan Meslek Kanunu İstiyoruz”
Teknik personelin eğitim durumları, üstlendikleri sorumluluklar ve mesleki risklerinin yeni hazırlanacak kanunda dikkate alınması gerektiğini belirten Gümüşel, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin de yasal güvenceye kavuşturulmasını istedi.
Gümüşel, “Kamuda ve özel sektörde teknik elemanların aldıkları eğitim, yüklendikleri sorumluluk ve olası risklere karşı güvenceleri, görevde ve unvanda yükselme şartları, çalışırken ve emeklilikte ekonomik ve özlük hakları kanun ile kurallara bağlanmalı, güvence altına alınmalıdır” dedi.
Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası olarak taleplerinin yalnızca mühendisleri değil, teknik hizmetlerde görev yapan bütün meslek gruplarını kapsadığını belirten Karadeniz Şube Başkanı Bülent Gümüşel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Mühendis Tek-Sen Enerji Sendikası olarak teknik hizmetlerin tamamını kapsayan, mesleki sorunları çözen, çağın gereklerine uygun, bütüncül ve kalıcı bir Meslek Kanunu talep ediyoruz.”
