Amasya’nın tarihî ilçesi Merzifon’un en eski köy yerleşiminin neresi olduğu merak konusu oldu. Bölgede gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar, ilçenin yerleşim geçmişinin yaklaşık MÖ 5500’lü yıllara kadar uzandığını gösteriyor. Resmî kaynaklarda yer alan bilgilere göre Ortaova Köyü çevresindeki Onhoroz, Büyük Küllük ve Küçük Küllük höyükleri, Merzifon’un bilinen en eski yerleşim alanları arasında bulunuyor.
Merzifon Kaymakamlığı ile Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün aktardığı bilgilere göre ilçede yapılan araştırmalarda yüzlerce höyük ve eski yerleşim alanı tespit edildi. Bu höyüklerde bulunan seramik parçaları ve çeşitli kalıntılar, Merzifon tarihinin yaklaşık 7 bin 500 yıl öncesine kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Merzifon’un En Eski Yerleşimi Ortaova mı?
Mevcut arkeolojik kayıtlar tek bir köyü kesin olarak “Merzifon’un en eski köyü” şeklinde tanımlamıyor. Ancak Ortaova Köyü çevresinde bulunan Onhoroz, Büyük Küllük ve Küçük Küllük höyükleri, ilçenin en eski ve önemli yerleşim alanları arasında gösteriliyor.
Bu nedenle Merzifon’un bilinen en eski kırsal yerleşim izlerinin Ortaova Köyü ve çevresinde bulunduğunu söylemek mümkün. Höyüklerde Kalkolitik Çağ ile Eski Tunç Çağı’na ait yerleşim izlerinin bulunduğu belirtiliyor.
Onhoroz ve Küllük höyükleri, binlerce yıl önce Merzifon Ovası’nda yaşayan toplulukların barınma, üretim ve günlük hayatlarına ilişkin önemli ipuçları taşıyor. Bölgenin verimli topraklara ve su kaynaklarına sahip olması, tarih öncesi dönemlerden itibaren yerleşim yeri olarak tercih edilmesinde etkili oldu.
Hayrettin Köyü’nde de Tarihî İzler Bulunuyor
Merzifon’un eski yerleşim alanları yalnızca Ortaova Köyü çevresiyle sınırlı değil. Hayrettin Köyü yakınlarındaki höyükler de Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı’nın önemli yerleşimleri arasında yer alıyor.
Arkeolojik araştırmalar, Merzifon Ovası’nın farklı noktalarında tarih boyunca çok sayıda topluluğun yaşadığını gösteriyor. İlçenin verimli arazileri, tarıma elverişli yapısı ve önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunması, bölgenin binlerce yıl boyunca canlı bir yerleşim merkezi olarak kalmasını sağladı.
Coğrafyacı ve tarihçi Strabon’un bölgeyi “Bin Köy” şeklinde tanımlaması da Merzifon ve çevresindeki yoğun yerleşim düzeninin tarihsel önemini gözler önüne seriyor.
Oymaağaç Köyü Hitit Dönemiyle Öne Çıkıyor
Merzifon’un tarihî köyleri arasında Oymaağaç da önemli bir yere sahip. Ortaova çevresindeki höyükler Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı izleriyle öne çıkarken Oymaağaç Köyü, özellikle Hitit dönemindeki yerleşimiyle dikkat çekiyor.
Merzifon’un Hititlerin başkenti Hattuşa’ya yakın bir bölgede bulunması, ilçenin bu dönemde stratejik önem kazanmasını sağladı. Çorum, Merzifon, Havza, Vezirköprü ve Oymaağaç güzergâhından geçen doğal yolun ticaret ve güvenlik açısından kullanıldığı değerlendiriliyor.
Oymaağaç’ın önemli bir Hitit yerleşim birimi olduğu bilinse de Merzifon’daki yerleşim tarihinin daha eski dönemlerine ilişkin izler Ortaova ve Hayrettin köyleri çevresindeki höyüklerde görülüyor.
Merzifon Tarihi MÖ 5500’lere Uzanıyor
Höyüklerden elde edilen seramikler ve arkeolojik buluntular, Merzifon’daki insan yerleşiminin MÖ 5500’lü yıllara kadar uzandığını gösteriyor. Buna göre ilçenin bilinen geçmişi yaklaşık 7 bin 500 yıl öncesine dayanıyor.
Kalkolitik Çağ’da başlayan yerleşim süreci; Eski Tunç, Hitit, Frig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri boyunca devam etti. Merzifon’un farklı medeniyetler için önemli bir merkez olmasında coğrafi konumu ve verimli ovası belirleyici oldu.
Sonuç olarak kesin biçimde tek bir köye “Merzifon’un en eski köyü” demek mümkün olmasa da arkeolojik bulgular Ortaova Köyü çevresindeki Onhoroz, Büyük Küllük ve Küçük Küllük höyüklerini ilçenin bilinen en eski yerleşim alanları arasına yerleştiriyor. Bu alanlar, Merzifon’un binlerce yıllık tarihine ışık tutan önemli kültürel miras noktaları olarak dikkat çekiyor.
