YARSAV Başkanlığı sürecinde yaptığı sert ve net açıklamalar, onu sadece hukuk çevrelerinde değil, siyasi arenada da dikkat çeken bir figür haline getirdi. Bu dönemde “yargı bağımsızlığı tehlike altında” şeklindeki çıkışları, Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Net, tavizsiz ve mücadeleci duruşu nedeniyle kamuoyunda “Anadolu’nun Demir Leydisi” olarak anılmaya başlandı.
2011 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ankara milletvekili olarak siyasete giren Tarhan, kısa sürede partinin en etkili isimlerinden biri oldu. TBMM’de Grup Başkanvekilliği görevine kadar yükselen Tarhan, özellikle Meclis kürsüsünde yaptığı sert konuşmalarla öne çıktı. Demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve özgürlükler üzerine yaptığı konuşmalar, hem destek hem de eleştiri aldı.
Tarhan’ın Meclis konuşmalarında en çok dikkat çeken yönü, doğrudan ve keskin üslubuydu. Özellikle “hukukun üstünlüğü zedeleniyor”, “kuvvetler ayrılığı yok sayılıyor” ve “demokrasi yara alıyor” şeklindeki ifadeleri, siyasi tartışmaların merkezine oturdu. Bu çıkışları, onu muhalefetin en sert ve en net konuşan isimlerinden biri haline getirdi.
Ancak Emine Ülker Tarhan’ın CHP’deki siyasi yolculuğu uzun sürmedi. 2014 yılında partisinden istifa eden Tarhan, ayrılık gerekçesi olarak parti yönetimine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Tarhan, CHP’nin kendi değerlerinden uzaklaştığını, yeterince güçlü ve kararlı bir muhalefet sergileyemediğini savundu. Parti içi demokrasi ve ideolojik duruş konularında yaşanan görüş ayrılıklarının da bu ayrılıkta etkili olduğu ifade edildi.
CHP’den ayrıldıktan sonra siyasi mücadelesine ara vermek yerine yeni bir yol çizen Tarhan, aynı yıl Anadolu Partisi’ni kurdu. Bu adımıyla Türkiye’de parti kuran nadir kadın siyasetçilerden biri olarak dikkat çeken Tarhan, “ilk kadın genel başkanlardan biri” olarak siyasi tarihte yer aldı. Anadolu Partisi’nin kuruluş sürecinde yaptığı açıklamalarda, “temiz siyaset”, “hukuk devleti” ve “milli duruş” vurgusu öne çıktı.
Anadolu Partisi kısa sürede kamuoyunda dikkat çekse de, beklenen siyasi başarıyı yakalayamadı ve 2017 yılında kapatıldı. Bu süreç, Tarhan’ın aktif siyasetten bir süre uzaklaşmasına neden oldu. Ancak kamuoyundaki etkisini hiçbir zaman tamamen kaybetmeyen Tarhan, çeşitli platformlarda görüşlerini dile getirmeye devam etti.
Siyasete verdiği aranın ardından yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönen Emine Ülker Tarhan, bu dönüşüyle birlikte siyasi gündemde yeniden öne çıktı. CHP’ye dönüşü, özellikle parti içinde deneyimli isimlerin yeniden aktif hale gelmesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlandı.
Son dönemde yaptığı açıklamalarda yine hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve demokrasi vurgusu yapan Tarhan, Türkiye’de siyasi ve hukuki sistemin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Katıldığı televizyon programları ve yaptığı değerlendirmelerle gündemi yorumlayan Tarhan, eleştirel ve bağımsız duruşunu sürdürmeye devam ediyor.
Emine Ülker Tarhan, Türkiye’de hem yargı hem de siyaset alanında güçlü bir iz bırakmış, özellikle kadınların siyasetteki varlığı açısından önemli bir figür olarak değerlendiriliyor. “Anadolu’nun Demir Leydisi” olarak anılan Tarhan, sert söylemleri, güçlü hitabeti ve mücadeleci kimliğiyle Türk siyasetinde kendine özgü bir yer edinmiş durumda.
Bugün aktif görevde olmasa da, yaptığı açıklamalar ve siyasi değerlendirmelerle kamuoyunda etkisini sürdüren Tarhan, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde iz bırakan isimler arasında gösterilmeye devam ediyor.
