Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alarak basın emekçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Akalın, gazetecilik mesleğinin sahada, olayın olduğu yerde icra edilmesi gereken bir meslek olduğunu vurgulayarak, hareket kabiliyeti kısıtlanan bir gazetecinin kamuoyunu doğru ve eksiksiz bilgilendiremeyeceğini ifade etti.
Türkiye’de basın ve yayın sektöründe yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını belirten Akalın, buna rağmen yalnızca 18–20 bin gazetecinin basın kartına sahip olduğunu dile getirdi. On binlerce gazetecinin fiilen görev yapmasına rağmen resmî olarak tanınmadığını söyleyen Akalın, bu durumun en çok yerel basında ve sınır illerinde çalışan gazetecileri mağdur ettiğini kaydetti.
Gazetecilerin masa başında değil, sahada görev yaptığını hatırlatan Akalın; savaşlar, göç hareketleri, sınır güvenliği ve insani krizlerin yerinde izlenmeden doğru biçimde haberleştirilemeyeceğini belirtti. Buna rağmen gazetecilerin mesleki görevlerini yaparken yurt dışı çıkış harcı ödemek zorunda bırakıldığını ifade eden Akalın, yerel basında çalışan birçok gazetecinin asgari ücretle ya da bu seviyeye yakın gelirle çalıştığını vurguladı. Akalın, bu şartlarda sınır geçişlerinin ekonomik olarak mümkün olmadığını söyledi.
“Gazetecinin hareket alanını daraltan her uygulama, halkın haber alma özgürlüğünü daraltır” diyen Akalın, gazeteciler için yurt dışı çıkış harcının tamamen kaldırılması gerektiğini ifade etti. Özellikle sınır illerinde fiilen görev yapan basın mensuplarına kalıcı ve yasal muafiyet tanınmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Yerel basının ekonomik olarak da ağır bir baskı altında olduğunu belirten Akalın, Türkiye’de yayımlanan gazetelerin büyük çoğunluğunun yerel yayınlar olduğunu ancak artan kâğıt, baskı ve dağıtım maliyetleri ile azalan reklam gelirleri nedeniyle birçok gazetenin kapanmak zorunda kaldığını söyledi. Kamu aboneliklerinin kesilmesiyle birlikte yerel basının nefes alamaz hâle geldiğini ifade etti.
Akalın ayrıca, gazetecileri temsil eden bağımsız ve yasal bir basın meslek odasının bulunmamasının da önemli bir sorun olduğunu belirterek, bu eksikliğin basın kartı, ilan ve reklam süreçlerini keyfîliğe açık hâle getirdiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda taleplerini sıralayan Akalın; gazeteciler için yurt dışı çıkış harcının kaldırılmasını, sınır bölgelerinde görev yapan basın mensuplarına özel kolaylıklar sağlanmasını, yerel basına sürdürülebilir destek modelleri oluşturulmasını ve resmî ilanların adil biçimde dağıtılmasını istedi. Akalın, “Haberin özgür dolaşımı demokrasinin can damarıdır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
