Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Mustafa Saatcı, kamuoyuna yansıyan “Şeker Soruşturması” sonrasında şeker piyasasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Saatcı, pancar şekeri üreticileri ve çiftçilerin haksız rekabete karşı korunması gerektiğini belirterek, “Kota varsa kotanın dışında şeker olmamalıdır” dedi.
Şeker piyasasında kayıt dışı ve kota dışı ürünlerin kotalı üretim sisteminin işleyişini bozabileceğini söyleyen Saatcı, konunun yalnızca ticari rekabet açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Meselenin pancar çiftçisinden fabrikalara, istihdamdan gıda güvenliğine kadar geniş bir alanı ilgilendirdiğini ifade etti.
“Tespitler Dikkatle Değerlendirilmelidir”
Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan “Şeker Soruşturması”nın Türkiye şeker piyasasının sağlıklı işleyişi açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Saatcı, soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bazı nişasta bazlı şeker üreticisi, toptancı ve kullanıcı firmaların yasal kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ettiğine yönelik tespitlerden söz edildiğini belirtti.
2022, 2023 ve 2024 yıllarını kapsadığı belirtilen tespitlerin yalnızca soruşturma kapsamındaki firmalar açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Saatcı, “Bu mesele Türkiye’deki şeker piyasasının tamamı açısından dikkatle değerlendirilmelidir” dedi.
Saatcı, konunun üzerine hassasiyetle giden Cumhurbaşkanlığına, Tarım ve Orman Bakanlığına, Adalet Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. yönetimine ve kolluk kuvvetlerine teşekkür ettiğini söyledi.
“Bu Sadece Ticari Rekabet Meselesi Değildir”
Pancar şekeri üreten fabrikalar açısından konunun yalnızca ticari rekabet olarak görülemeyeceğini belirten Mustafa Saatcı, “Bu konu çiftçimizin ürettiği pancarın değerlendirilmesi, pancar şekeri fabrikalarının kapasite kullanımı, çalışanların istihdamı, ülkemizin şeker politikası, gıda güvenliği ve kotalı üretim sisteminin sürdürülebilirliği açısından doğrudan önem taşımaktadır” dedi.
Türkiye’de şeker piyasasının üretim ve arz dengesini korumak amacıyla kotalı sistem içerisinde yürütüldüğünü hatırlatan Saatcı, pancar şekeri fabrikalarının üretimlerini bu sisteme göre planladığını söyledi.
Fabrikaların çiftçilerden pancar aldığını, kampanya dönemlerine hazırlandığını, enerji ve işçilik maliyetlerini üstlendiğini ifade eden Saatcı, üretilen şekerin de mevzuat kapsamında piyasaya sunulduğunu belirtti.
“Kota Varsa Kotanın Dışında Şeker Olmamalıdır”
Kota dışı ürünlerin piyasaya girmesinin sistemin ekonomik mantığını bozacağını söyleyen Saatcı, “Bir tarafta yasal üretim kotasına bağlı olarak üretimini ve maliyetlerini planlayan pancar şekeri fabrikaları varken, diğer tarafta kota dışında veya kota sınırlamalarını aşarak piyasaya girdiği iddia edilen ürünlerin bulunması kabul edilebilir bir piyasa yapısı değildir” dedi.
Kota sisteminin anlamının üretim ve piyasa arzının belirlenen sınırlar içerisinde dengelenmesi olduğunu ifade eden Saatcı, “Eğer kota dışı ürünler herhangi bir yöntemle iç piyasaya girebiliyorsa yasal üretici açısından kota fiilen anlamsız hale gelir” dedi.
“Kota Dışı Şeker Gizli Fazla Arz Oluşturur”
Şeker piyasasında küçük görünen miktarların dahi önemli ekonomik sonuçlara neden olabileceğini belirten Saatcı, kota dışı veya mevzuata aykırı şekilde piyasaya girecek ilave şekerin toplam arzı artıracağını söyledi.
Böyle bir tablonun stokların yükselmesine, yasal üreticilerin satışlarının zorlaşmasına ve şeker fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmasına yol açabileceğini söyleyen Saatcı, “Pancar şekeri fabrikalarının kârlılığının ve yatırım kapasitesinin azalması, doğrudan pancar üreticisinin gelecekteki üretim kararlarını da etkileyebilir” dedi.
“Bu Zincirin Başında Pancar Üreticisi Var”
Şeker pancarının yalnızca fabrikaya teslim edilen bir tarım ürünü olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Mustafa Saatcı, sektörün arkasında büyük bir tarımsal ekonomi bulunduğunu belirtti.
Saatcı, “Şeker pancarının arkasında yüz binlerce dönüm tarım arazisi, çiftçinin emeği, sulama, gübre, mazot, işçilik, nakliye ve bölgesel tarımsal ekonomi bulunmaktadır” dedi.
Pancar şekeri fabrikalarının ekonomik olarak zorlanmasının sadece fabrika bilançosuna yansımayacağını ifade eden Saatcı, “Çiftçiden tarımsal sanayiye kadar uzanan bütün zincir bundan etkilenir” dedi.
Bu nedenle mevzuata aykırı üretim ve satış faaliyetlerinin yalnızca vergi veya ticaret açısından değil, tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Saatcı’dan Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcı Uyarısı
Mustafa Saatcı açıklamasında Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcıların (YYT) da şeker piyasasının geleceği açısından ele alınması gerektiğini söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan bilgilere göre YYT’lerin şekere kıyasla çok daha yüksek tatlandırma gücüne sahip olabildiğini belirten Saatcı, bu nedenle küçük miktardaki ürünün dahi piyasada önemli bir tatlandırma kapasitesi oluşturabileceğini söyledi.
Saatcı, “Bizim talebimiz, YYT’ler dahil olmak üzere şekerin yerine geçen veya şeker tüketimini ikame eden bütün ürünlerin piyasadaki etkisinin şeffaf biçimde izlenmesidir” dedi.
Türkiye’nin şeker politikasının yalnızca üretilen şeker tonajı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını söyleyen Saatcı, piyasadaki toplam tatlandırma kapasitesinin, ürünlerin kullanım amaçlarının ve pancar şekeri piyasasına etkilerinin de analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Taleplerimiz Açık”
Pancar şekeri üreticilerinin yetkili kurumlardan beklentilerini de sıralayan Saatcı, öncelikle kota dışı veya mevzuata aykırı olduğu tespit edilen şeker ve nişasta bazlı şeker miktarlarının kamuoyuna açıklanmasını istediklerini söyledi.
Saatcı, ürünlerin hangi kanallarla iç piyasaya girdiğinin belirlenmesi, kota sisteminin etrafından dolaşılmasına imkân verdiği değerlendirilen ticari ve faturalama yöntemlerinin ortaya çıkarılması ve yasal üreticilerin uğradığı ekonomik etkinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.
NBŞ, glukoz, fruktoz, maltodekstrin ve benzeri ürünlerin gerçek niteliği ve kullanım alanlarının etkin şekilde izlenmesini istediklerini belirten Saatcı, YYT ithalatı ve kullanımının da daha sıkı takip edilmesi gerektiğini söyledi.
“Çiftçilerimiz Haksız Rekabete Karşı Korunmalı”
Piyasadaki toplam tatlandırıcı arzının pancar şekeri üretimine etkisinin düzenli analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Saatcı, kota sisteminin etkinliğini azaltan uygulamaların ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini belirtti.
Mustafa Saatcı, “Yasal üretim yapan pancar şekeri fabrikalarımızın ve çiftçilerimizin haksız rekabete karşı korunmasını talep ediyoruz” dedi.
Sürecin yalnızca soruşturma konusu firmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Saatcı, kota sisteminin bütünüyle ele alınması gerektiğini söyledi. Kota dışı arzın, nişasta bazlı şeker ticaretinin ve yüksek yoğunluklu tatlandırıcı kullanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Saatcı son olarak, “Pancar şekeri üreticisinin, pancar çiftçisinin ve ülkemizin şeker sektörünün hakkı; adil, şeffaf ve kurallara herkesin uyduğu bir piyasa düzenidir” dedi.
