Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşçı, Türkiye’de televizyon kanallarında yayınlanan mafya ve şiddet içerikli dizilere yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Taşçı, özellikle son dönemde ekranlarda şiddet içeriklerinin yoğun şekilde yer almasının toplum üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade etti.
İlhan Taşçı açıklamasında, televizyon yayınlarında neredeyse haftanın her günü mafya temalı ya da yoğun şiddet içeren dizilerin yer aldığını belirterek, bu durumun ciddi bir sorun haline geldiğini vurguladı. Taşçı, “Her gün ekranlar kana bulanıyor. Hafta içi her gün bir kanalda mafya ya da şiddet içerikli dizi yayınlanıyor. Hafta sonları ise bu dizilerin tekrarlarıyla birlikte haftanın 7 günü bu içerikler izleyiciyle buluşuyor” ifadelerini kullandı.
Şiddet içeriklerinin özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Taşçı, bu yaş grubunun sürekli olarak benzer içeriklere maruz kalmasının davranışsal sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Gençlerin dizilerdeki karakterleri rol model alma eğilimine girdiğini ifade eden Taşçı, bunun toplumsal açıdan riskli bir durum oluşturduğunu söyledi.
Açıklamada, dizilerde silah kullanımının yoğun ve açık bir şekilde gösterilmesinin de ayrı bir tehlike oluşturduğu vurgulandı. Suç figürlerinin zaman zaman meşrulaştırılması ve kahramanlaştırılmasının, gençlerin algısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi.
Uzmanlar da benzer şekilde medya içeriklerinin bireyler üzerindeki etkisine dikkat çekerken, özellikle gelişim çağındaki çocukların izledikleri içeriklerden doğrudan etkilendiğini belirtiyor. Bu nedenle televizyon yayınlarında daha dikkatli ve sorumlu bir yayıncılık anlayışının benimsenmesi gerektiği ifade ediliyor.
RTÜK Üyesi İlhan Taşçı’nın açıklamaları, televizyon yayıncılığı ve içerik denetimi konusunu yeniden gündeme taşırken, özellikle ailelerin çocukların izlediği programları yakından takip etmesi gerektiği bir kez daha ortaya kondu.
Toplumun her kesimini ilgilendiren bu konuda, yayın politikalarının gözden geçirilmesi ve şiddet içeriklerinin sınırlandırılması yönünde adımlar atılması gerektiği vurgulanıyor.
