43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
6.788,96 % -9,85
82.810,27 %0.376
Amasya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi GÜNDEM Atal: “Aydın Cinayetleri Cumhuriyet’e Yönelik Planlı Saldırılardır”

Atal: “Aydın Cinayetleri Cumhuriyet’e Yönelik Planlı Saldırılardır”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Merzifon Şube Başkanı Özkan Atal, 24–31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında yaptığı kapsamlı basın açıklamasında, Türkiye’de 1990’lı yıllarda işlenen aydın cinayetlerinin tesadüf olmadığını, Cumhuriyetin laik ve bağımsız yapısını hedef alan emperyalist planların bir parçası olduğunu vurguladı.

Açıklamasına, 31 Ocak 1990 tarihinde evinin önünde silahlı saldırıyla yaşamını yitiren ADD Kurucu Genel Başkanı Muammer Aksoy ile 24 Ocak 1993’te otomobiline konulan bombayla katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu anarak başlayan Atal, bu iki suikastın 1990’lı yıllar boyunca süren seri aydın cinayetlerinin dönüm noktası olduğunu ifade etti.

“Cumhuriyet’ten kopuş süreci bilinçli biçimde işletildi”

Özkan Atal, Türkiye’nin demokratik kazanımlarının özellikle 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri müdahaleleriyle büyük ölçüde zayıflatıldığını belirterek, özgürlükçü 1961 Anayasası’nın budanmasıyla başlayan sürecin, 1982 Anayasası ve darbe hukukuyla kurumsallaştırıldığını dile getirdi. Bu dönemde basın özgürlüğü, üniversite özerkliği, toplumsal örgütlenme ve kültür-sanat hayatının ağır baskı altına alındığını vurgulayan Atal, yaşananların bugünkü siyasal ve toplumsal iklimin altyapısını oluşturduğunu söyledi.

Atal, “Ülkemiz önce neoliberal ekonomik düzenle emek ve kamu kaynaklarının talanına, ardından da 2000’li yıllarda emperyal destekli siyasal İslam çıkmazına sürüklenmiştir. Bu sürecin bedelini ise demokrasi, laiklik ve hukuk devleti ilkeleri ödemiştir” ifadelerini kullandı.

“Adalet ve Demokrasi Haftası bir yüzleşme haftasıdır”

Her yıl 24–31 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen Adalet ve Demokrasi Haftası’nın yalnızca anma haftası olmadığını vurgulayan Atal, bu dönemin aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihindeki karanlık olaylarla yüzleşme zamanı olduğunu belirtti. Atal, “Bir yandan katledilen aydınlarımızı anarken, diğer yandan bu cinayetlerin arkasındaki nedenleri, çıkar ilişkilerini ve siyasal sonuçları sorgulamak zorundayız. Aksi halde yeni tuzaklara düşmek kaçınılmaz olur” dedi.

ADD, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarını savunmak için kuruldu”

Muammer Aksoy’un, Cumhuriyetin temel değerlerinden uzaklaşılmasının yaratacağı tehlikeyi öngören 49 Cumhuriyet aydınıyla birlikte 19 Mayıs 1989 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurduğunu hatırlatan Atal, derneğin kuruluş bildirgesinde ortaya konulan hedeflerin kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini söyledi.

Atal, “ADD’nin laiklikten, ulusal bağımsızlıktan ve tam demokratik hukuk devletinden ödün vermeyen duruşu, emperyal güçleri, neoliberal çıkar çevrelerini ve karşı devrimci odakları ciddi biçimde ürkütmüştür. Muammer Aksoy’un katledilmesi bu nedenle tesadüf değil, bilinçli bir susturma girişimidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Uğur Mumcu’nun kalemi emperyal ilişkileri ifşa etti”

Basın açıklamasında Uğur Mumcu’nun gazetecilik mücadelesine de geniş yer ayıran Atal, Mumcu’nun Aramco’dan terör örgütlerine, tarikat yapılanmalarından dış istihbarat ilişkilerine kadar pek çok karanlık bağlantıyı ortaya koyduğunu ifade etti. Atal, bu nedenle Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda Cumhuriyetin vicdanı olduğunu vurguladı.

Cinayet sonrası verilen “aydınlatılacak” sözlerinin tutulmadığını hatırlatan Atal, dosyaların karanlıkta bırakılmasının toplumsal adalet duygusunu derinden yaraladığını söyledi.

“Sadece anmak yetmez, mücadele etmek gerekir”

Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu’nun, yürekli Kemalistler ve kararlı laik Cumhuriyet savunucuları oldukları için hedef alındığını belirten Atal, bu isimlerin yalnızca yıldönümlerinde anılmasının yeterli olmadığını dile getirdi. Atal, “Onların uğruna can verdikleri düşünceleri savunmak, laikliği, bağımsızlığı ve halk egemenliğini büyütmek zorundayız. Uğur Mumcu’nun dediği gibi, Atatürk gibi yürekli ve inançlı olmak gerekir” dedi.

“Cumhuriyet sonsuza dek yaşayacak”

Açıklamasının sonunda Atatürk’ün Nutuk’ta Türk gençliğine verdiği görevi hatırlatan Özkan Atal, Cumhuriyetin her koşulda korunacağına olan inançlarını yineledi. Atal, Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Kemalizm’in “namus sesi”ni yükseltmeye devam edeceklerini belirterek, başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere tüm devrim şehitlerini saygı, minnet ve şükranla andıklarını ifade etti.
 

KAYNAK: Büşra Nur Ertilal
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *