Emeklilerin alım gücünü artırmaya yönelik kapsamlı bir düzenleme için Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yeni bir çalışma başlattığı kulislere yansıdı. Edinilen bilgilere göre, emekli maaşları arasındaki adaletsizlikleri azaltmayı ve sistemde köklü değişiklikler yapmayı hedefleyen bir paket üzerinde duruluyor. Çalışmanın, hem maaş hesaplama sistemini hem de sosyal destekleri kapsayacağı ifade ediliyor.
Gündemdeki başlıklardan ilki, emekli maaşları arasındaki farkın azaltılması. Mevcut sistemde aynı prim gününe yakın sürelerle emekli olanlar arasında oluşan ciddi maaş farklarının giderilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, farklı dönemlerde emekli olanlar arasındaki dengesizliğin azaltılması için yeni bir formül üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Bir diğer önemli başlık ise tüm emeklilere ortak zam uygulanması. Zam oranlarının kök maaşa göre değil, daha kapsayıcı bir yöntemle belirlenmesi hedeflenirken, böylece düşük maaş alan emeklilerin artışlardan daha fazla faydalanması amaçlanıyor. Aynı zamanda “yüksek prim ödeyenin yüksek maaş alması” ilkesinin güçlendirilmesi de planlanan düzenlemeler arasında yer alıyor.
Çalışmada dikkat çeken bir diğer madde ise en düşük emekli maaşı uygulamasının kaldırılması. Bunun yerine, maaşların prim gün sayısı ve ödenen prim tutarına göre şekillenmesi öngörülüyor. Ancak düşük maaş alan emeklilerin mağdur edilmemesi adına sosyal yardım desteklerinin devreye sokulması planlanıyor. Bu desteklerin gelir durumuna göre verilmesi üzerinde duruluyor.
Öne çıkan başlıklardan biri de kiracı emeklilere kira yardımı. Özellikle büyükşehirlerde artan kira fiyatları nedeniyle zorlanan emekliler için, sosyal destek kapsamında kira yardımı yapılması seçeneği değerlendiriliyor. Bu uygulamanın, belirli gelir kriterleri çerçevesinde hayata geçirilmesi bekleniyor.
Henüz taslak aşamasında olduğu belirtilen bu çalışmanın, ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınarak netlik kazanması bekleniyor. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde, milyonlarca emeklinin gelir yapısında önemli değişiklikler yaşanabileceği ifade ediliyor.
