Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen son düzenleme, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yasanın kabul edilmesinin ardından sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyürken, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve muhalefet temsilcileri kararın toplumsal etkilerinin yeterince hesaplanmadığını savundu. Vatandaşlar ise “Bu düzenleme kimin için?” sorusunu daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Düzenlemenin içeriğine ilişkin eleştiriler, özellikle gelir dağılımı, yaşam maliyetleri ve sosyal adalet başlıklarında yoğunlaşıyor. Tepki gösteren kesimler, düzenlemenin günlük hayatı doğrudan etkileyecek sonuçlar doğuracağını ve mevcut ekonomik baskıyı artıracağını ileri sürüyor. Sokakta konuşulan ortak cümle ise dikkat çekici: “Yük yine vatandaşın sırtında.”
Muhalefet partileri Meclis’te yaptıkları açıklamalarda, yasanın aceleyle geçirildiğini ve etki analizlerinin kamuoyuyla paylaşılmadığını vurguladı. Düzenlemenin geri çekilmesi ya da revize edilmesi çağrıları artarken, bazı milletvekilleri “toplumsal mutabakat” vurgusu yaptı. İktidar kanadı ise düzenlemenin ekonomik istikrarı korumaya yönelik olduğunu savunarak eleştirileri reddetti.
Sivil toplum kuruluşları, yasanın uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti. Yapılan açıklamalarda, düzenlemenin belirli gruplar üzerinde orantısız yük oluşturabileceği, bu nedenle telafi edici adımların kaçınılmaz olduğu belirtildi. Uzmanlar da benzer bir noktaya işaret ederek, kararların yalnızca makro hedeflerle değil, hane bütçesine etkisi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Öte yandan, sendikalar önümüzdeki günlerde basın açıklamaları ve kitlesel etkinlikler düzenleyebileceklerini duyurdu. Hukukçular ise yasanın uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek ihtilafların yargıya taşınabileceğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, Meclis’ten geçen düzenleme sadece siyasi arenada değil, toplumun geniş kesimlerinde güven ve adalet tartışmasını yeniden alevlendirdi. Gözler şimdi, iktidarın atacağı olası düzeltici adımlar ve kamuoyuna yapılacak detaylı bilgilendirmelerde. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de gündemin üst sıralarında kalması bekleniyor.
