Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yeni tebliğ, çalışma hayatında köklü bir değişimi beraberinde getirdi. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) kapsamında belirlenen 40 meslek kolu için artık yetki belgesi zorunlu hale getirildi.
Yayımlanan düzenlemeye göre, belirlenen mesleklerde faaliyet gösterecek kişilerin Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olması gerekecek. Tebliğin yürürlüğe girmesinin ardından 12 ay içinde belge almayan ya da muafiyet kapsamında bulunmayan kişiler, bu mesleklerde çalıştırılamayacak.
Listede dikkat çeken meslekler arasında elektrikli ve hibrit araç bakım onarım uzmanları, mobil vinç operatörleri, atık ayırma işçileri, buhar kazanı operatörleri, rüzgar ve güneş enerjisi sistemleri personelleri ile tehlikeli madde taşımacılığı şoförleri yer alıyor. Özellikle enerji, otomotiv, inşaat, çevre ve maden sektörlerini kapsayan geniş bir alanın bu düzenleme kapsamına alınması dikkat çekti.
Yeni uygulama ile birlikte hem iş güvenliğinin artırılması hem de mesleki standartların yükseltilmesi hedefleniyor. Bakanlık, belge zorunluluğu sayesinde kayıt dışı ve yetkisiz çalışmanın önüne geçmeyi amaçlıyor.
Öte yandan bazı gruplar için muafiyet de getirildi. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında ustalık belgesine sahip olanlar, meslek liseleri veya üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olanlar ile 2022 yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kursları tamamlayan kişiler bu zorunluluktan muaf tutulacak.
Uzmanlar, yeni düzenlemenin özellikle teknik ve riskli mesleklerde kaliteyi artıracağını ve kazaların önlenmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Aynı zamanda işverenlerin de belge kontrolü konusunda daha hassas davranması gerektiği vurgulanıyor.
Tebliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte hem çalışanlar hem de işverenler için yeni bir dönem başlarken, gözler şimdi 12 aylık geçiş sürecine çevrildi. Bu süre içerisinde gerekli belgeleri temin etmeyenlerin ilgili mesleklerde çalışamayacak olması, sektörde ciddi bir dönüşümün sinyalini veriyor.
Resmi Gazete’de yayımlanan bu kritik karar, Türkiye genelinde milyonlarca çalışanı ve işvereni doğrudan etkilerken, mesleki yeterlilik ve belgelendirme sürecinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
