İSMAİL ARI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
“Hepimiz biliyoruz ki her iktidarın belli, başlı klişeleşmiş sözleri, cümleleri vardır. Bizler de 23 yıldır bu ülkeyi yönetenlerin klişe cümlelerine tanık oluyoruz. Ne diyorlar: ‘Eski Türkiye dönemi bitti, yeni Türkiye dönemi başladı’ Ne diyorlar: ‘ Türkiye bir hukuk devletidir' Oysa ülkede son yıllarda yaşanan tablo bu cümlelerin gerçekle hiçbir ilgisi olmayan, boş birer lakırdıdan ibaret olduğunu ispatlamaktadır.
Nitekim hepimizin tanık olduğu üzere, siyasetçilerden gazetecilere, belediye başkanlarından sendikacılara kadar tüm kesimleri hedefine koyan baskı, gözaltı, tutuklama furyası gittikçe şiddetleniyor. Bu furyanın son örneklerine geçtiğimiz bir hafta içinde yaşanan iki hukuksuz
tutuklamada bir kez daha şahit olduk. Önce bayram arifesinde BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, aylardır ücretlerini düzenli alamayan Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı konuşma nedeniyle gözaltına alındı” diye belitildi.
“Adalet Tutuklandı”
“İşçilerin taleplerini, sadece Antep’te son 13 yılda en az 555 işçi kardeşimizin yaşamına mal
olan işçi cinayetlerini dile getirdiği, hiçbir suç unsuru taşımayan sözleri gerekçe gösterilerek
tutuklandı. Türkmen ile tutuklanmasına gerekçe gösterilen konuşmasında Türkiye’de hakkını, hukukunu arayan işçilerin, sendikacıların baskılarla kuşatıldığına, hukukun işverenlerden yana işletilen
bir araca dönüştürüldüğüne dikkat çekmişti. Adeta bu sözlerin ne kadar doğru olduğunu
ispatlarcasına tutuklanıp, ceza evine konuldu.
Ardından Bir Gün gazetesi muhabiri İsmail Arı bayramda aile ziyareti için gittiği Tokat'ta apar topa gözaltına alındı, emniyetteki ifadesinin hemen ardından gece yarısı adliyeye sek edildi. Ancak savcı Arı’nın ifadesini dahi alma zahmetine katlanmadan tutuklamaya sevk etti. Ve İsmail Arı da tıpkı Mehmet Türkmen gibi tamamen hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Arı’nın tutuklanmasına gerekçe olarak 2022 yılının ekim ayında çıkarılan “sansür yasası” gösterilmiştir. İktidarın taleplerine göre eğilip bükülen muğlak düzenlemeler hukuksuzluğun kılıfı haline gerilmek istense de İsmail Arı’nın gerçek tutuklanma nedeni ortadadır” dedi.
Gerçekler Susmayacak
“İsmail Arı niye mi tutuklandı? Çünkü tarikatların devlet içindeki örgütlenmesini yazdı! Tarikatların sağlıkta, eğitimde, güvenlikte nasıl kadrolaştıklarını ortaya koydu Kamu kaynaklarının belirli çevrelere, sözde vakıflara nasıl aktarıldığını, devlet imkânlarının nasıl paylaşım konusu yapıldığını ortaya koydu!
İsmail Arı niye mi tutuklandı? Çünkü deprem sonrası karanlığı yazdı! Çocukların, yoksulların, sahipsiz bırakılan yurttaşların nasıl tarikat ve cemaat yapılarına yönlendirildiğini, nasıl bir “yardım” adı altında bağımlılık ilişkisi kurulduğunu ifşa etti! Yolsuzluk dosyalarının peşini bırakamadı! İhale süreçlerini, kamu zararını, usulsüzlükleri yazdı!
Kısacası İsmail Arı bu ülkede gazetecilik yaptığı için, halka gerçekleri sunduğu için tutuklanmıştır. İsmail’in yaptığı habereler, yazdıkları elbette ki belli, malum çevreleri rahatsız etti. Tehditler aldı, hatta bu tehditler nedeni ile 8 ay önce İsmail Arı’yı korumak üzere iki polis memuru görevlendirildi. Ama İsmail tehditlere rağmen susmadı, gerçekleri yazmaya devam etti. Şimdi İsmail’i tutuklayarak gerçeği susturabileceklerini sanıyorlar” diye belirtildi.
Özgür Basın Özgür Düşünce!
“İstiyorlar ki bu ülkede devlete, kamuya yuvalanmış tarikatlar, cemaatler, vakıflar konuşulmasın, yolsuzluklar sorgulanmasın. Oysa basını özgür olmayan bir ülkede, asgari düzeyde bile olsa, demokrasinin yaşam bulması, temel hak ve özgürlüklerin gelişmesi mümkün değildir. Dolayısıyla hedef alınan sadece İsmail Arı gibi onurlu gazeteciler değil, halkın haber alma hakkıdır, gerçektir, ifade özgürlüğüdür.
Buradan yetkililere sesleniyoruz: Siyasallaşmış yargı operasyonlarıyla gazeteciliği, ifade özgürlüğünü hedef almaktan artık vazgeçin. Gazetecileri tutuklayarak gerçekleri saklayamazsınız!
Sendikacıları susturarak emeği teslim alamazsınız! İsmail Arı başta olmak üzere tutuklu gazetecileri, BİR TEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’i derhal serbest bırakın! Bilin ki bu ülke karanlığa teslim olmayacak! Bu halk susmayacak! Şiddet ve baskının sona erdirildiği, hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke için emek ve demokrasi mücadelemizi
kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
