Apartman yaşamında sıkça tartışma konusu olan “balkondan halı silkeleme” alışkanlığıyla ilgili Yargıtay’dan emsal niteliğinde çok sert bir karar çıktı. Komşuların balkonuna, penceresine ve eşyalarına toz, kir ve pislik gitmesine neden olan kişilere artık sadece idari para cezası değil, hapis cezası da gündeme gelebilecek.
Yargıtay’ın verdiği karara göre, komşunun balkonuna veya yaşam alanına doğrudan zarar verecek şekilde halı, kilim ya da benzeri eşyaları silkelemek “kasten çevreyi kirletme” ve “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” kapsamında değerlendirildi. Bu fiilin, süreklilik göstermesi veya uyarılara rağmen devam etmesi halinde Türk Ceza Kanunu çerçevesinde 3 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabileceği hükme bağlandı.
Karara konu olan olayda, bir apartman sakini defalarca uyarılmasına rağmen halılarını balkonundan silkelemeye devam etti. Alt katta yaşayan komşuların balkonuna ve evine yoğun toz ve kir gittiği, bu durumun hem sağlık hem de yaşam konforu açısından ciddi rahatsızlık oluşturduğu tespit edildi. Mahkeme, kişinin bilinçli ve ısrarlı şekilde bu davranışı sürdürmesini “kasıt” olarak değerlendirdi.
Yargıtay, bu tür davranışların sadece bir “komşuluk ayıbı” değil, aynı zamanda hukuki ve cezai sorumluluk doğuran bir eylem olduğunu vurguladı. Özellikle site ve apartman yaşamının yaygın olduğu büyük şehirlerde bu tür ihlallerin ciddi toplumsal sorunlara yol açtığına dikkat çekildi.
Uzmanlar, bu kararın ardından apartmanlarda ve sitelerde ortak yaşam kurallarına daha fazla uyulması gerektiğini belirtiyor. Balkondan halı silkelemek yerine, halı yıkama hizmetlerinden veya apartmanların ortak temizlik alanlarından yararlanılması tavsiye ediliyor.
Yeni emsal karar, benzer şikayetlerde mahkemelere yol gösterici olacak. Artık komşusunun balkonuna halı, kilim ya da benzeri eşyaları silkeleyerek rahatsızlık veren kişiler hem tazminat hem de hapis riskiyle karşı karşıya kalabilecek.
Bu gelişme, apartman yaşamında daha saygılı ve kurallara uygun davranmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Komşular arası huzurun korunması için bireysel alışkanlıkların toplum düzenine zarar vermemesi gerektiği vurgulanıyor.
