Adalet Bakanı Akın Gürlek, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterilerek yabancı uyruklu kişilere usulsüz Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmanın ayrıntılarını açıkladı. İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyonda 72 şüpheli yakalanırken 7 şirkete el konularak kayyum atandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yabancıların Türk vatandaşlığı kazanması için gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarında usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, düşük bedelli gayrimenkullerin hazırlanan sahte ekspertiz raporlarıyla gerçek değerinden yüksek gösterildiği iddia edildi.
İstanbul Merkezli 16 İlde Operasyon
Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli toplam 16 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda 72 şüpheli yakalandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Şüphelilerin, muvazaalı satış işlemleri ve gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturarak yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığı kazanmasını sağladıkları öne sürüldü.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, gerçekleştirilen işlemler nedeniyle Türkiye’ye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liranın ülkeye girişinin sağlanmadığı belirlendi. Bunun yerine gerçeğe aykırı finansal hareketler oluşturulduğu ve Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden menfaat temin edildiği iddia edildi.
687 Kişinin Vatandaşlığı İnceleniyor
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde 687 kişinin söz konusu yöntemle Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edildi. Bakan Gürlek, bu kişilerin Türk vatandaşlıklarının iptal edilmesine yönelik idari ve hukuki çalışmaların başlatıldığını açıkladı.
Söz konusu kişilerle ilgili vatandaşlıktan çıkarma işlemlerinin henüz sonuçlanmadığı, başlatılan inceleme ve hukuki süreçlerin ardından durumlarının netleşeceği belirtildi.
Bakan Gürlek’in açıkladığı bilgilere göre vatandaşlık işlemlerinde gayrimenkullerin gerçek değerlerinin üzerinde gösterilmesi amacıyla sahte ekspertiz raporları hazırlandı. Muvazaalı satış ve para hareketleri üzerinden vatandaşlık şartlarının yerine getirildiği izlenimi oluşturuldu.
7 Şirkete Kayyum Atandı
Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği veya suçta kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda mal varlığı hakkında el koyma kararı uygulandı. Operasyonda 7 şirkete el konularak kayyum atanırken bin 45 gayrimenkule de el konuldu.
El konulan mal varlıkları arasında Bodrum’da bulunan bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabı da yer aldı. Soruşturma kapsamında şirketlerin mali hareketleri ile şüpheliler arasındaki bağlantıların inceleneceği bildirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, vatandaşlık işlemlerinde kullanılan gayrimenkuller, ekspertiz raporları, banka hesapları ve satış işlemleri ayrıntılı olarak araştırılıyor.
“Hukukun Bütün İmkânları Kullanılacak”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet ve İçişleri Bakanlıkları arasındaki iş birliğiyle suç örgütleri ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelenin sürdürüldüğünü belirtti.
Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini tebrik eden Gürlek, vatandaşlık hukukunu istismar eden yapılara karşı kararlılık mesajı verdi.
Gürlek, “Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmanın, yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri, mali kayıtların incelenmesi ve el konulan mal varlıklarına ilişkin araştırmalarla devam ettiği bildirildi.
Soruşturmadaki iddiaların yargılama sonucunda kesinlik kazanacağı, hakkında işlem yapılan kişilerin ve şirketlerin hukuki durumlarının yürütülecek adli süreç sonunda belli olacağı belirtildi.
