Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi’nin mali tablosu Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporuna yansıdı. Raporda hastanenin piyasaya olan borçlarındaki hızlı yükselişe dikkat çekilirken, mali durumun bu şekilde devam etmesinin “sürdürülemez” hale geldiği değerlendirmesinde bulunuldu.
Sayıştay’ın 2025 yılı kamu idareleri denetim raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduktan sonra kamuoyuyla paylaşıldı.
Borç 3 Yılda Yaklaşık 12 Katına Çıktı
Raporda yer alan verilere göre hastanenin özel sektör şirketleri, gerçek kişiler, Devlet Malzeme Ofisi ve diğer alacaklılara yönelik piyasa borcu 2022 yılında 45 milyon 793 bin 48 TL seviyesindeydi.
Bu rakam 2023 yılında 175 milyon 261 bin TL’ye, 2024 yılında 263 milyon 74 bin TL’ye ve 2025 sonunda 547 milyon 674 bin 473 TL’ye yükseldi.
Böylece hastanenin söz konusu borcu üç yıllık dönemde yaklaşık 12 katına çıktı.
2025 yılındaki artış oranı ise rapordaki tabloya göre yüzde 108,18 olarak gerçekleşti.
310,7 Milyon TL Vadesinde Ödenemedi
Sayıştay’ın tespitlerine göre hastane, gerçekleştirdiği alımlarda tedarikçilere 30 ile 270 gün arasında değişen ödeme vadeleri tanıdı. Ancak 31 Aralık 2025 itibarıyla 310 milyon 681 bin 310 TL tutarındaki borç taahhüt edilen vadelerde ödenemedi.
Burada iki rakam arasındaki fark dikkat çekiyor. 547,7 milyon TL hastanenin rapordaki tabloda gösterilen piyasa borcunu ifade ederken, 310,7 milyon TL ise vadesi geldiği halde ödenemeyen borç olarak belirtiliyor.
Geçici mizanda henüz vadesi gelmeyen yükümlülüklerin de dahil edilmesiyle hastanenin toplam borcunun 718 milyon 762 bin 631 TL’ye ulaştığı aktarıldı.
En Büyük Borç Özel Şirketlere
2025 yılı sonundaki piyasa borçlarının önemli bölümünü özel sektör şirketlerine yönelik yükümlülükler oluşturdu.
Raporda aktarılan dağılıma göre özel sektör şirketlerine 462,27 milyon TL, Devlet Malzeme Ofisi Sağlık Market’e 52,65 milyon TL, gerçek kişilere ise 19,43 milyon TL borç bulunuyor.
Gerçek kişilere olan borcun 2024 yılında yaklaşık 1,66 milyon TL seviyesindeyken 2025’te 19,43 milyon TL’ye çıkması da dikkat çeken veriler arasında yer aldı.
Sayıştay’dan “Mal Ve Hizmet Alamama” Uyarısı
Sayıştay, yüksek borçluluğun devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek risklere de raporunda dikkat çekti.
Borçların zamanında ödenememesinin hastanenin piyasa nezdindeki güvenilirliğini olumsuz etkileyebileceği, mali açıdan daha zayıf tedarikçileri zor durumda bırakabileceği ve yeni ihalelerde firmaların daha yüksek fiyat vermesine neden olabileceği belirtildi.
En dikkat çekici uyarılardan biri ise hastanenin ilerleyen süreçte piyasadan mal ve hizmet temin etmekte zorlanabileceği yönünde oldu.
Alacaklıların hukuki yollara başvurması durumunda ise hastanenin ilave maliyet ve hukuki süreçlerle karşılaşabileceği kaydedildi.
Hastane Yönetimi Nedenleri Açıkladı
Hastane yönetiminin Sayıştay’a verdiği yanıtta borçların yükselmesinde çeşitli mali unsurların etkili olduğu belirtildi.
Döner sermaye gelirlerinden karşılanan personel maaşlarının giderleri artırdığı, döviz kuru ve banka faizlerindeki yükselişlerin firmaların tekliflerine yansıdığı ve hastane gelirlerinin giderleri karşılamakta yetersiz kaldığı ifade edildi.
Zorunlu ödemelere öncelik verilmesi nedeniyle firmalara yapılacak ödemelerde nakit sıkıntısı yaşandığı da aktarıldı.
Sayıştay Çözüm İçin Ortak Hareket Çağrısı Yaptı
Sayıştay değerlendirmesinde, hastane gelirlerinin giderleri karşılamakta yetersiz kaldığını, önceki borçların geciktiğini ve mevcut borçlara yenilerinin eklendiğini belirtti.
Ortaya çıkan mali tablonun sürdürülemez hale geldiğine dikkat çeken Sayıştay, hastanenin yüksek seviyeye ulaşan ticari borçlarının azaltılması için ilgili paydaşların bir araya gelerek çözüm yolları geliştirmesi gerektiğini bildirdi.
