Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kullanılan ve inanç üzerinden ayrıştırıcı olduğu ifade edilen söylemlere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Karagöz, Alevi yurttaşları hedef alan ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, nefret dilinin toplumda derin yaralar açtığını ifade etti.
Karagöz açıklamasında, AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta tarafından Meclis çatısı altında kullanılan sözlerin masum olmadığını savundu. İnanç temelli ayrımcılığın toplumsal barışı doğrudan tehdit ettiğini dile getiren Karagöz, “Alevi canlarımızı hedef alan, ayrıştıran ve inanç üzerinden ötekileştiren hiçbir söz masum değildir” ifadelerini kullandı.
“Zulmün Mezhebi Olmaz” Vurgusu
CHP’li Karagöz, açıklamasında birlik ve kardeşlik mesajları vererek, inançların siyaset malzemesi yapılmasına sert çıktı. “Mazlumun kimliği olmaz, zulmün mezhebi olmaz” diyen Karagöz, Hak-Muhammed-Ali yolunda yürüyen Alevi yurttaşları inciten ifadelerin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Leyla Şahin Usta’nın sözlerinin maksadını aştığını belirten Karagöz, kamuoyunda oluşan rahatsızlığın giderilmesi için derhal özür dilenmesi ve ifadelerin düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. CHP’li vekil, bu tür söylemlerin toplumu kutuplaştırdığını ve ortak yaşam kültürüne zarar verdiğini vurguladı.
“Eşit Yurttaşlıktan Taviz Vermeyeceğiz”
Reşat Karagöz açıklamasının devamında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin duruşuna dikkat çekerek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak eşit yurttaşlığı, kardeşliği ve birlikte yaşam iradesini savunmaya; ayrımcı ve kutuplaştırıcı siyasetin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Karagöz, Türkiye’nin farklı inanç ve kimliklerin bir arada yaşadığı güçlü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu belirterek, bu yapının korunmasının siyasetçilerin sorumluluğu olduğunu dile getirdi. İnançlara saygının, demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi.
CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz’ün açıklaması, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, toplumsal barış ve birlikte yaşam vurgusu ön plana çıktı.
