İş insanı Sadettin Saran’ın, sahibi olduğu dijital platformlarda yayınlanan futbol karşılaşmalarında yasa dışı bahis sitelerinin reklamının yapıldığı iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görüldü. İstanbul’da görülen duruşmaya sanık Sadettin Saran ve avukatları katıldı.
İddianamede, Saran’a ait dijital yayın platformlarında yer alan bazı futbol müsabakalarında, yayın akışı sırasında yasa dışı bahis sitelerine ait reklamların ekrana yansıdığı, bu durumun “yasa dışı bahsi teşvik ve reklam” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Savcılık, söz konusu eylemin bilinçli şekilde yapıldığı iddiasıyla Saran hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Duruşmada savunma yapan Sadettin Saran, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, yasa dışı bahisle herhangi bir ilgisinin ya da bu yönde bir kastının bulunmadığını ifade etti. Saran, yayınların teknik boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Bizim hiçbir şekilde yasa dışı bahisi özendirmek gibi bir faaliyetimiz ya da kastımız yoktur. Yayınların içeriğine ve reklamlara müdahale etme şansımız bulunmamaktadır. Bizim dışarıdan sinyale dokunma imkânımız yoktur. Bazı maç yayınlarını yurt dışından hazır sinyal olarak alıyoruz. Bu yayınların içerisinde yer alan reklamlara teknik olarak müdahale edemiyoruz.”
Saran’ın avukatları da savunmalarında, söz konusu reklamların Türkiye’den değil, yurt dışı kaynaklı yayın sinyalleri üzerinden geldiğini, müvekkillerinin bu reklamlardan herhangi bir ekonomik kazanç sağlamadığını ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını savundu. Ayrıca benzer yayınların farklı platformlarda da yer aldığına dikkat çekilerek, sorumluluğun yayıncıya yüklenemeyeceği ifade edildi.
Mahkeme heyeti, dosyada yer alan teknik raporların detaylı incelenmesine, yayın sinyallerinin kaynağına ilişkin bilirkişi raporu hazırlanmasına ve eksik hususların giderilmesine karar verdi. Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.
Dava süreci, dijital yayıncılıkta yurt dışı kaynaklı yayınlar ve reklam sorumluluğu tartışmasını yeniden gündeme taşırken, mahkemenin vereceği karar emsal niteliği taşıyabilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
