Başkentte Libya askeri heyetini taşıdığı sırada düşen uçağa ilişkin hazırlanan kaza kırım ön raporu, yürütülen soruşturma dosyasına eklendi. Raporda yer alan ilk teknik bulgular, kazanın oluş şekline dair önemli ayrıntıları ortaya koyarken, olayın nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.
Yetkililerden edinilen bilgilere göre, Libya askeri heyetini taşıyan uçak, başkent yakınlarında henüz netleşmeyen bir nedenle irtifa kaybı yaşayarak dağlık bir bölgeye düştü. Kazanın ardından başlatılan teknik ve adli incelemeler kapsamında hazırlanan ön raporda, uçağın 1252 metre yükseklikteki bir tepeye motorları çalışır vaziyette ve yüksek hızda, bütün hâlinde çarptığı tespitine yer verildi. Bu bulgu, uçakta havada parçalanma ya da infilak ihtimalinin bulunmadığına işaret etti.
Raporda, çarpma anına kadar uçağın kontrol edilebilir durumda olduğu, motorların güç üretmeye devam ettiği ve yapısal bütünlüğün büyük ölçüde korunduğu değerlendirildi. Uzmanlar, bu tür kazalarda “kontrollü uçuşla araziye çarpma” ihtimalinin de göz önünde bulundurulduğunu, ancak kesin sonucun ayrıntılı teknik analizler tamamlandıktan sonra ortaya konulacağını ifade etti.
Soruşturma kapsamında uçuş kayıt cihazları, kule- pilot haberleşme kayıtları, meteorolojik veriler ve seyrüsefer bilgileri mercek altına alındı. Özellikle bölgedeki hava koşulları, görüş mesafesi ve olası teknik arızalar detaylı biçimde inceleniyor. Ayrıca uçağın bakım geçmişi, son kontrolleri ve mürettebatın uçuş öncesi planlamaları da dosyada değerlendirilen başlıklar arasında yer alıyor.
Yetkililer, ön raporun yalnızca ilk tespitleri içerdiğini vurgulayarak, nihai raporun hazırlanmasının zaman alacağını belirtti. Nihai raporda, kazanın kesin nedeni, varsa ihmal veya teknik kusurlar ile operasyonel faktörlerin ayrıntılı biçimde açıklanması bekleniyor. Soruşturma sürecinin, uluslararası havacılık kuralları çerçevesinde ve ilgili tüm kurumların iş birliğiyle yürütüldüğü kaydedildi.
Kaza, başkent Ankara yakınlarında meydana gelirken, uçakta bulunan Libya askeri heyetine ilişkin diplomatik ve idari temasların da eş zamanlı sürdüğü öğrenildi. Yetkililer, soruşturma tamamlanana kadar kamuoyunu yanıltabilecek spekülatif değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
