Merzifon Taştan Sönmez Caddesi’nde faaliyet gösteren Müdavim 05 Kokoreç işletmesi, son günlerde Türkiye’yi derinden sarsan okul saldırılarının ardından dikkat çeken ve duygulandıran bir farkındalık çalışmasına imza attı. İşletme, eğitimde şiddete karşı ses olmak amacıyla öğretmenlerden ücret almama kararı alarak anlamlı bir mesaj verdi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayların ardından harekete geçen işletme sahibi, bu kararı alırken Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum” sözünden ilham aldıklarını belirtti. Bu sözün kendileri için sadece bir ifade değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu dile getiren işletme, öğretmenlere olan minnettarlığını somut bir adımla göstermek istedi.
Başlatılan uygulama kapsamında, işletmeye gelen hiçbir öğretmenden ücret alınmıyor. İşletme yetkilileri, bu anlamlı hareketin bir ticari amaç taşımadığını özellikle vurgulayarak, “Bu bedel aslında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta ödendi” diyerek yaşanan acıya dikkat çekti. Eğitimde şiddete “hayır” demek ve toplumda farkındalık oluşturmak adına böyle bir adım attıklarını ifade ettiler.
Yaklaşık 4 aydır işletmecilik yaptığını ve aslında ızgara ustası olduğunu belirten işletme sahibi Gökhan Karaçoban, duygularını samimi sözlerle dile getirdi: “Benim eşim de sınıf öğretmeni. Şanlıurfa’da da 3,5 sene görev yaptı. Orada yaşananları görünce içim yandı. Sanki kendi eşime kurşun sıkılmış gibi geldi bana ya da kendi çocuğuma… Benim çocuğum orada büyüdü. Öğretmenler özellikle gelmek istediklerini söylüyorlar. Ben bunu kesinlikle reklam için yapmadım.”
Karaçoban’ın bu sözleri, yaşanan olayların sadece haberlerde kalmadığını, insanların hayatına nasıl dokunduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İşletmenin bu duyarlı yaklaşımı, kısa sürede hem öğretmenler hem de vatandaşlar tarafından takdir topladı.
Merzifon’da küçük bir işletmeden yükselen bu büyük mesaj, eğitimde şiddete karşı toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Müdavim 05 Kokoreç’in başlattığı bu anlamlı hareket, sadece bir ikram değil, aynı zamanda vicdanlara dokunan güçlü bir farkındalık çağrısı olarak öne çıktı.
